Whatsapp Aşk Sözleri

Sizler için aşağıda harika Whatsapp Aşk Sözleri sözlerini derledik. Bu içerik, kısa ve uzun seçeneklerle etkileyici bir şekilde duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Yeni ve güzel ifadelerle zenginleştirilmiş bu Whatsapp Aşk Sözleri, sosyal medya platformlarında paylaşım yaparak dikkat çekmenize yardımcı olacak. Unutmayın, asksozlerikisa.com.tr de bulacağınız bu sözlerle, günlük mesajlarınıza anlam katabilirsiniz.



Açık çay içerdi hep, demli olunca, bardağın diğer tarafından beni göremezmiş, öyle derdi. Cemal Süreyya
Güzelmiş, çirkinmiş ne fark eder ki? Deli gibi sevmek ruhumuzda var.
Yağmurlar düşünce tenime her damlayı sen sanıp aşk bildim. Ve biliyor musun gölgeni bile çok özledim.
Farklıyız işte. Sen Gül’ü severdin. Ben gülüşünü sevgili.
Kalp midir insana sev diyen yoksa yalnızlık mıdır körükleyen? Sahi nedir sevmek; bir muma ateş olmak mı, yoksa yanan ateşe dokunmak mı?
Sen uyurdun, bilmezdin, ben uzaklardan üzerini örterdim her gece.
Hadi kaldır kadehini sevgili varsa şerefine yoksa gidişine.
Hâlet-i ruhaniyem’dir kelam ettiğim lisan! Ya o’nadır, ya O’nunla O’lana, ya Aşk’adır, ya da Aşk’la yanana!
Kolunu ısırıp saat yapıp bu saatten sonra benimsin diyesim var.
Ben seni dün sevmedim, çünkü dün bitti. Ben seni bugün sevmedim çünkü bugün bitecek. Ben seni yarın sevdim çünkü yarınlar hiç bitmeyecek.
Ekmeğime hoşça kal sürdün ya sen, ben şimdi ‘aşk’ karınla; sana, ne şiirler yazarım.
Kalbimi sana emanet etsem korur musun? Dilimin ucundaki cennet sevdamın sonundaki ‘ömrüm’ olur musun?
İçten gelen bir sevgi benimkisi duygularım katıksız saf sana aşık bu bendeki serseri biriciğim.
Yüreğimdeki duruşunu seviyorum.
Yüreğine giden bir bilet kes, cam kenarı değil can kenarı olsun.
Bir yalnızlık inşa ediyorum ki sorma, Mimar Sinan halt etmiş yanımda!
Gözlerinin ‘Kahve’sinden koy ömrüme, kırk yılın hatırına ‘Sen’de kalayım.
Bin “günahın” olsa da bana, bir “gün ahım” yok sana.
Sen yeryüzünde gördüğüm tek gerçeksin sen hayallerimin biricik prensesisin.
Seni sevdiğim kadar yaşasaydım; ölümsüzlüğün adını aşk koyardım.
Kafanı yastığa her koyduğunda aklına geliyorsa, ya kimsede görmediğin mutluluğu tattırmış ya da çok derin yaralar bırakmıştır.
Kalbime giden yollarım unutma çalışmalarından dolayı kapalıdır.
Gel beraber alalım nefesimizi sevdiğim, sensiz boğazımdan geçmiyor.
Aynı günde dört mevsime şahit olmak gibi bir şey bu. Önce özlüyor, sonra ağlıyor, akşamları küsüyor, geceleri çok seviyorum.
Rüzgârın kemanını çaldığı, damlaların cama vurduğu bir pencerede yatağına uzanıp da keşke dediğin tüm güzellikler gerçek olsun.
Tek kişilik miydi bu şehir, sen gidince bomboş kaldı.
Keşke tanımasaydım dediğim hiç kimse olmadı benim. Keşke beni tanımasına izin vermeseydim dediklerim oldu.
Duydum ki böbreğinde taş varmış sevgili. Kesin kalbinden düşmüştür.
Sen gittin artık yoksun ve boşuna yağıyor yağmur. Birlikte ıslanamayacağız ki.
Şimdi söndü ışık sustu dudağımdaki sen çalan ıslık. Dünya ahiret acımsın artık.
Keşke çocukken fazla mutlu olmayıp birazını da bu zamanlara saklasaydım. Lazım oluyor arada.
Zaman bütün hayallerimize ağzımın payını verdi.
Unut demekten daha büyük bir küfür yoktur benim yüreğimin lügatinde.
Sen elimden tutunca, deniz basardı içimi. Sen elimden tutunca, yüreğim yeşil yosunlara takılıp günlerce dip akıntılarının peşi sıra gitmek isterdim.
Ne var yani, benim de özel güçlerim var; mesela bazı insanları gözümde büyütebiliyorum.
Sırf seninle diğer tarafta karşılaşmamak için, helal ediyorum hakkımı.
Oldu oldu, olmadı çay içeriz.
Oysa defalarca sormuşlardı, büyüyünce ne olacaksın diye; “mutlu” diyemedik; çünkü çocuktuk; akıl edemedik.
Bizimkisi bir aşk hikayesi değildi, bizimkisi aşktı gerisi hikayeydi.
Çatlatsa da dudaklarımı senelik gülüşler, her gece adam gibi ağlamayı sana adadım.
Yıkıldı yolunu bekleyen şehir. Şimdi gelsen de bir, gelmesen de.
Herkese selam, sana hasret. Nazım Hikmet
Sevdan üflendi bir kere vakit aşk-ı kıyamet. Sen kopuyorsun yüreğimde; gönlüm gönlüne emanet.
Ölürsem beni yârimin kabine gömün. Mekânım cennet olsun.
Seni gördüm içimdeki dünya dönmeye başladı durduramıyorum içimdeki dünyayı harekete geçirdin engel olamıyorum seviyorum seni.
Bana kalsa gökyüzündeki tüm yıldızlar yerine, bütün insanlara senin gözerinde ışıldayan bir çift yıldız gönderirdim.
Kalbime söyleyemedim gittiğini, seni halen benimle biliyor.
Sana muhtaç olduğum şu anda gel, yaşamak olsan da gel, ölüm olsan da gel.
Gözlerin kör bir kuyu. Yusuf olası geliyor insanın.
Tabaklarda kalan son kırıntılar gibiydi sana olan sevgim. Sen beni hep bıraktın; bense hep arkandan ağladım.
Açtığın yaralara zaman ve dua sürdüm bekliyorum. Alıp başımı gidesim var da aklımdakileri valize sığdıramıyorum. Artık gelecek planlarımı hayattan gizli yapıyorum. Sanki hayat, işini gücünü bırakıp planlarımı bozmak için her şeyi yapıyor.
Her suskunluk, bir iç kanamasıdır ilişkilerde.
Otopsi istiyorum hayallerime, kurduğum düşler eceliyle ölmüş olamazılar.
Yüzüme okunmuş bir dua gibisin sevgilim. Çok şükür bugün de aşığım sana.
Sen beni silahınla değil güzelliğinle vurdun gülüm.
Kaç lisan bilirsen bil; terk edilmeyi, yüreğine tercüme edemeyeceksin.
Bu yalnızlık benim ilişmeyin.
Ben istemem böyle, üç günlük sevgi, yüreğin varsa bir ömür boyu sev beni.
Ancak yaradan dener kulunu, insan insanı denerse kalp hüküm giyer.