Whatsapp Damar Sözleri

Sizler için aşağıda harika Whatsapp Damar Sözleri sözlerini derledik. Bu içerik, kısa ve uzun seçeneklerle etkileyici bir şekilde duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Yeni ve güzel ifadelerle zenginleştirilmiş bu Whatsapp Damar Sözleri, sosyal medya platformlarında paylaşım yaparak dikkat çekmenize yardımcı olacak. Unutmayın, asksozlerikisa.com.tr de bulacağınız bu sözlerle, günlük mesajlarınıza anlam katabilirsiniz.



Seni seviyorum diyen sözlere değil senin için ağlayan gözlere inan.
Yetimhanede yaşayan küçük bedenlerin, ranzalarına yazdıkları “anne” kelimesi kadar masum olmalı aşk.
Rüzgâr ateş için neyse, ayrılık da aşk için odur; küçük bir aşkı söndürür, büyük bir aşkı daha da güçlendirir.
Bir fincandaki kahve gibidir hayat. Bazen tatlı bazen değildir. Önemli olan kahvenin tadı değil zaten, onu kiminle içtiğinizdir.
Bütün umutlarım yıkıldı. Oysa onu, gördüğüm o ile göremediğim o arasındaki uçurumları hesaba katmayarak sevmiştim.
Mutlu olmanın yolunu, karşıdakini mutlu etmek sanıyorduk. Yanıldık! Çünkü ne kadar mutlu ettiysek, o kadar yalnız kaldık.
Dertlerimin, acılarımın içinde seni düşünerek mutlu oluyorum, sen benim ilahımsın ve bundan gurur duyuyorum.
Her şeye rağmen isyan etmedim hiç bir şeye, hiç bir zaman. Gülüyorum hayatımda yer vermediğim kişilere. Fragmanımla idare edip devamını rüyasında bile göremeyenlere. İyi seyirler diliyorum, hayatımı uzaktan izleyenlere.
Hayır, ben iyiyim. Sadece hayatım bok gibi sevdiğim insanları kaybediyorum, gitme diyemiyorum, uyuyamıyorum, özlüyorum ve yoruldum.
Gerçek suçlu olan suçsuzluğunu itiraf edemeyendir.
Hani zorlasan diyorum biraz. Soran olursa şayet; zorla güzellik olmadı deriz, sebebimiz olur en azından ayrılığa.
İnsanlar kırmızı güllerin peşinden koşarken altında ezdikleri papatyaların farkına bile varmazlar.
Yalnızca yağmur yağdığında seviyorum bu şehrin insanlarını; herkesin yüzü ıslak, başları eğik, herkes benim hep olduğum gibi.
Kaçınız, çırılçıplak bedenler karşısında yalnızca gözlere baktınız? Sorsalar, güya hepiniz aşıktınız.
Sen virgüllerle uğraşırken, ben çoktan noktayı koyup kayıplara karışırım ve sana öyle bir eşittir bırakırım ki eşitleyecek hiçbir şey bulamazsın.
Tamam mesafeler aşka engel değildir ama ben burada ağlasam onun yanakları ıslanır mı orada?
Dost sanma şanslı vaktinde dost olanı. Dost bil gamlı vaktinde elinden tutanı.
Hayatından silmek istediklerini gerçekten sil. Çünkü geri dönüşüm kutusunda bekletirsen; sistemini yavaşlatır!
Boğazımda kalan mutluluğu. Sırtıma vura vura çıkardılar.
Bir kadın söyleyecek çok şeyi olduğu halde susuyorsa suskunluğu bazen sağır edici olabilir.
İnsan geride bıraktıklarını özler, elinin altındakilerden sıkılır, ulaşamadıklarına tutulur ve ulaşılmaz olan hep aşk olur!
Sevmek bazen vazgeçmektir. Kimine göre gidenden, kimine göre kendinden.
Benim devrimini gerçekleştiremediğim, emperyalist kalbinde, kaç faşist pezevenk şimdi, yönetime el koyuyor?
Canı yakan hiçbir şey değildir. Çünkü o hiçbir şey değil hiçbir kimseydi.
Şimdi benim son diye bitirdiğime, kim bilir kimler ilk diye başlayacak.
Uzaktan görenler diyor ki ”duygusuz”. Duygusuz olduğum için mi gözlerim kaç zamandır uykusuz.
Dünyadaki en güzel gül sendin ama nereden bilebilirdim ki senin de acımasız dikenlerinin olduğunu!
Hayatımdaki bütün gölgelere ve bütün karanlıklara teşekkür ederim; onların sayesindedir ki ışığı şimdi eskisinden çok daha fazla seviyorum.
İyi bir kadınla iyi bir erkek birlikte değildir. Çünkü kadınlar, kötü erkeklere âşık olup, iyi erkeklerle dertleşir.
Nasıl bir sevgi bu. Nasıl bir aşk. O şimdi başkasında bense başkalaştım oysa ağlamaktan. Yaşarken öldüğüm sokaklarımda yoksun.
Sensizliğe yenilmek, sana yenilmekten zor olsa da. Ardımda bir sürü belki’ler bırakarak, seni içimden terk ediyorum.
Bilmem ki; karşılaşsak bile hatırlayabilir miyiz birbirimizi yeniden? İkimizde artık bir başkasıyken.
Dalında son bir yaprak olmaktır yasamak ve asi rüzgâra direnmektir. Fırtına koparken bile ağız dolusu gülebilmektir her şeye inat.
Kalbin kemiği yok diye kırılmaz mı sandın?
Ekmeğime hoşça kal sürdün ya sen, ben şimdi ‘aşk’ karınla; sana, ne şiirler yazarım.
Bilseydim dünyanın keşkelerden kurulduğunu küçükken ne olmak istiyorsun diye sorduklarında mutlu olmak istiyorum derdim!
Gönlümün meclisinde herkes konuşsun istemem, kimse müdahale etmesin aşka. Yer gök şahidimdir ki siyasi görüşüm yoktur senden başka.
Gittiğinde ağlarsın, şarkılarda, filmlerde, ona-buna her şeye ağlarsın. Aklın başına gelince de boşa harcadığın zamana ağlarsın.
Dünyanın ne kadar küçük olduğunu , “Seni dünyalar kadar seviyorum” deyip de gidenlerden öğrendim.
Beni aşkın yağmur olup yağdığı, zamanın aşka kurulduğu, aşkın zekât olarak verildiği coğrafyalara götürsünler istiyorum.
Üşüdüğümüzde camı kapatmak kadar kolay olsaydı keşke, sevilmediğimizi anladığımızda o kişiye yüreğimizi kapatmak.
Seni içimde yaşatmak için neleri öldürdüm bir bilsen.
Biliyor musun şarkılara neden “parça” deniyor. İhtiyaç duyduğunda bazıları eksik bir yanını tamamlıyor.
Dönülmez akşamın ufkundayım, vakit çok geç. Bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç.
Ayrıldıktan kısa bir süre sonra başladığı yeni ilişkisinin temelleri senin elini tuttuğu günlerde atıldı. Sen, seni çok sevdiğine inanırken.
Bir zamanlar esen rüzgâra bile meydan okuyan gençliğim. Şimdi ise rüzgârda savrulan bir yaprak gibiyim.
İnsanlar birer harf gibidir. Güzel insanlar bir araya geldiklerinde güzel bir cümle kurulur.
Sen vardın, üstüne toz konduramadığım. Kokun bitmesin diye, koklayamadığım sen vardın. Tek huzurum olan, gözlerin vardı! Sensizlik vardı; gece olup herkes uyuyunca etraf sakinleşip, Yokluğun bastırınca gelen, sessizlik vardı İyiden iyiye ıssızlaştığım!
İnsan; geçmişin hasretlisi, geleceğin özlemcisi, yaşadığı anın şikayetçisidir.
Her seni kaybedişimde, bir duble rakıdaydı avuntular, yada kavun kokusu teninde, mezeye dönüşen sevişmelerimizdi.
İnsan ayrıldıktan sonra kendini alkole vereceğine sodaya verse çok daha faydalı olur. Neticede sorun unutmak falan değil, hazmetmek.
Gitme zamanı gelmişse “dur” demenin; Zaman geçmişse “dön” demenin; ve aşk bitmişse “yeniden” demenin. Hiçbir anlamı yoktur.
Bazen iyiyim dediğinde daha fazla soru sormaması gerektiğini anlayan insanlara da ihtiyaç duyarsın.
Kopan bir ipe düğüm attığınızda, ipin en sağlam yeri o düğüm olur. Ama ipe her dokunuşunuzda canınızı acıtan yer o düğümdür.
İnsan bir şeyi elde etmek için çabalar. Onu elde edince de bir kenara atar. Gerçek değerini ise onu kaybedince anlar.
Şimdi vur kendini. Unutulmuş bir şiirin son dizelerinde sonra yarım kalan bir şarkı ısmarla kendine. Bu kentte böyle ölünür.
AI yalnızlığını gel! Korkma, sıkılmayız. Senin yalnızlığın benim yalnızlığımla konuşur, biz ikimiz susarız.
Zor mudur gözere bakarken aşkı görmek? Yoksa sadece aşk mıdır gözlerdeki tek gerçek?
Benimle dans etmeye kalkışma yürümeye hasret kalırsın.
Bütün bir geceyi uykusuz geçirmene sebep olan şeyleri bir nefeste anlatamazsın. Önce içine atarsın, sonra susarsın.
Birde hakkını helal et derler giderken. Haram ettikleri hayattan helallik isterler.
Gönül yorgun düştüğünde, yürek dilsiz kalır.