Damar Yazılar

Sizler için aşağıda harika Damar Yazılar sözlerini derledik. Bu içerik, kısa ve uzun seçeneklerle etkileyici bir şekilde duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Yeni ve güzel ifadelerle zenginleştirilmiş bu Damar Yazılar, sosyal medya platformlarında paylaşım yaparak dikkat çekmenize yardımcı olacak. Unutmayın, asksozlerikisa.com.tr de bulacağınız bu sözlerle, günlük mesajlarınıza anlam katabilirsiniz.



Tanıdığımıza pişman olduklarımız çoğaldıkça, yeni tanışacaklarımızdan korkar olduk!
Özlemek denmez buna bunun adı yangın.
Biz gönlümüzde ne gemiler batırdık. Kıçı kırık bir sandalın lafı mı olur!
Cinayet saati neredeydin diye sorarlarsa unutma ‘gidiyordum’ diyeceksin.
Vedalar gözüyle sevenler içindir çünkü gönülden sevenler ayrılmaz. Mevlâna
Gönül yorgun düştüğünde, yürek dilsiz kalır.
Gözlerinin ‘kahve’sinden koy ömrüme, kırk yılın hatırına ‘sen’de kalayım.
Kolumuzu ısırarak yapardık saatleri; sanki o kadarcıkken zamanın canımızı yakacağını anlarmış gibi.
Ölürsem beni yârimin kalbine gömün. Mekânım cennet olsun.
Toprak gibi sessiz olduğum an bil ki, şimşek gibi gökte gürlüyor feryadım!
Yükle yalnızlığının bütün gri bulutlarını sırtıma. Vücudum yağmur sonrası toprak koksun.
Gel beraber alalım nefesimizi sevdiğim, sensiz boğazımdan geçmiyor.
Ey sevgili; heyben acıyla dolar da nefes alamazsan gel. Huzur bulacağın kıyılarım senindir. Umutların solar kurur da su bulamazsan beraber sulayalım, gözyaşlarım senindir. Kanadın kırılır da maviye uçamazsan, ne güne duruyor al, kanatlarım senindir. Çaresiz çilelere bir umut bulamazsan, kendime ettiğim dualarım senindir.
Güzel bir gülü güzel bir geceyi güzel bir dostu herkes ister. Önemli olan gülü dikeniyle geceyi gizemiyle dostu tüm derdiyle sevebilmektir.
Verdiği umudu geri alan, aldığı ahı da güle güle kullansın.
İntihar köprüsü gibiyim bu günlerde, gözümden de, gönlümden de düşen düşene.
Ne yormak istedim seni. Ne de yormak kendimi. Çok çalıştım gitmeye de kalmaya da. İkisi de aynı acı, ikisi de rezil. Daha öncede gitmiştim ama böyle kalarak değil böyle kalarak değil.
Mevla’m görelim neyler. Neylerse güzel eyler.
Bir kadın söyleyecek çok şeyi olduğu halde susuyorsa suskunluğu bazen sağır edici olabilir.
Öyle sessizce öldüm ki defalarca, hiç bir zaman anlaşılmadı yokluğum.
Utanılacak bir şey değildir ağlamak, yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı.
Kötü günde katkısı olmayanın iyi günde hissesi yoktur.
Dönülmez akşamın ufkundayım, vakit çok geç. Bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç.
Görmeden seni isteyen gönlüm, görünce nasıl dayansın.
Kalemimin kurşunu bitmiş, öldüremiyorum seni.
Bazen diyorum ki; ne olacak söyle gitsin. Sonra diyorum; söyleyince ne olacak, sus bitsin!
Gözlerimin rengi standart ama bakışlarım adamına göre değişir.
Gerçek şu ki; hayallerimizde ki insanların hayallerinde ki insanlar değiliz!
Üzülmem mi sanıyorsun yürek ağlar gözden önce.
Gönül almayı bilmeyene ömür emanet edilmez…
Masal kitabı gibisin, okuması güzel ama inanması çok zor.
Sen benim en güzel hislerimsin.
Zor mudur gözlere bakarken aşkı görmek? Yoksa sadece aşk mıdır gözlerdeki tek gerçek?
Unutulmak kadar acıdır bazen yaşamak.
Ey gönüm bilmez misin gözler sebepsiz yaşarmaz, dudaklar sebepsiz kurumaz, gönülde bir dert olmadıkça kimsenin yüzü sararıp solmaz.
Zor günler, dostu düşmanı ayıklamak için var.
Sen beni okeydeki ortağın mı zannettin sevgili? “BİT” dediğinde biteyim, “DÖN” dediğinde döneyim!
Elimdeki resmin yerine kendin olsaydın. Olsaydın da benim yine derdim olsaydın.
Sonra geldin güldün papatya tarlası oldu çorak topraklar.
Giderken Allah’a emanet ol dedi! Güldüm, zaten başka kimim var ki?
Oksijeni bilmem ama kokun şart.
Terkedilen çabuk büyür, hüzün kalana düşse de pişmanlık hep gidenin payına!
Şimdi vur kendini. Unutulmuş bir şiirin son dizelerinde sonra yarım kalan bir şarkı ısmarla kendine. Bu kentte böyle ölünür.
Düştüğünde yanında olan değil, kalkman için el uzatandır. Unutma.
Size sıradan biriymiş gibi davranan hiç kimseyi sevmeyin. Oscar Wilde
Ben düşüncelerimi diğer insanların fikrini değiştirecek diye paylaşmam. Ben düşüncelerimi benim gibi düşünen insanlarla yalnız olmadıklarını bilmeleri için paylaşırım.
Sen benim bakışına hasret kaldığım sesine özlemle bağlandığımsın. Özlemim, hasretim, bakmaya doyamadığımsın. Bahtıma doğanımsın. Olmazsa olmazımsın. Nefretim, öfkem, kinim, sevincim, umudum, düşüm, rüyam, hayalim ama en çok ağlatan, en çok kanatansın. Sen tarifi imkânsızımsın.
Neyin var? “Sorusuna,” Sen yoksun! ” diyesim var. Bildiğin gibi değil.
Seni içimde yaşatmak için neleri öldürdüm bir bilsen.
Dünyanın ne kadar küçük olduğunu, “Seni dünyalar kadar seviyorum” deyip de gidenlerden öğrendim.
Dalında son bir yaprak olmaktır yaşamak ve asi rüzgâra direnmektir. Fırtına koparken bile ağız dolusu gülebilmektir her şeye inat.
Biliyor musun şarkılara neden parça deniyor. İhtiyaç duyduğunda bazıları eksik bir yanını tamamlıyor.
Ekmeğime hoşça kal sürdün ya sen, ben şimdi ‘aşk’ karınla; sana, ne şiirler yazarım.
En çok incittiğimiz kişilerin, aslında en sevdiklerimiz oluşu ne garip değil mi?
Sustuğum yerde sen varsın. Konuştuğum yerde özlemin…
Sen kokuyor yokluğunda içtiğim sigaralar.