Whatsapp Yazıları

Sizler için aşağıda harika Whatsapp Yazıları sözlerini derledik. Bu içerik, kısa ve uzun seçeneklerle etkileyici bir şekilde duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Yeni ve güzel ifadelerle zenginleştirilmiş bu Whatsapp Yazıları, sosyal medya platformlarında paylaşım yaparak dikkat çekmenize yardımcı olacak. Unutmayın, asksozlerikisa.com.tr de bulacağınız bu sözlerle, günlük mesajlarınıza anlam katabilirsiniz.



Lafın bile gelişi var, sen hala neredesin?
Gözlerimin rengi standart ama bakışlarım adamına göre değişiyor.
Biz kimseyi yarı yolda bırakmadık onlar müsait bir yerde indiler…
Her insan huzur verir, kimileri gelince kimileri gidince.
Hadi simit satanı anladım, kestane satanı da. Peki ya dost satan, o da mı ekmek parası?
Tabaklarda kalan son kırıntılar gibiydi sana olan sevgim. Sen beni hep bıraktın; bense hep arkandan ağladım.
Âlem kaşar olmuş tost yapan yok.
Sana nasıl davrandığımı sorgulama. Hepsinin mimarı sensin.
Peşimden gelme ben de kayboldum.
Şimdi söyle hayatını düzene mi sokayım, seni üzene mi?
Olduğu kadar, olmadığı kader…
Sen bana gel desen ben kavimler göçüyüm.
Kötü bir işin en gizli şahidi vicdandır.
Üzülme ne olur, bugünler dün olur.
Yağmurlar düşünce tenime her damlayı sen sanıp aşk bildim. Ve biliyor musun gölgeni bile çok özledim.
İntihar köprüsü gibiyim bu günlerde, gözümden de, gönlümden de düşen düşene.
Sevdan üflendi bir kere vakit aşk-ı kıyamet. Sen kopuyorsun yüreğimde; gönlüm gönlüne emanet.
Hadi takas edelim bir şeylerimizi. Mesela gülüşünden ver ömrümden al.
Bir otobüs aşkıydı belki bizimkisi benim yolum “son durak” seninkisi “müsait bir yer”di.
Susmak kabullenmek değil, cevaptır. Eğer insan kısa cümleler kuruyorsa, uzun yorgunlukları vardır.
Yanıltmasın seni melek bakışlar bazılarını şeytan bile ayakta alkışlar.
Her tercih bir vazgeçiştir.
Sahra çölü kadar büyük bir kalbim var gel kuma boğul!
Yıkıldı yolunu bekleyen şehir. Şimdi gelsen de bir, gelmesen de.
Sana muhtaç olduğum şu anda gel, yaşamak olsan da gel, ölüm olsan da gel.
Zaman bütün hayallerimize ağzımın payını verdi.
Aynı günde dört mevsime şahit olmak gibi bir şey bu… Önce özlüyor, sonra ağlıyor, akşamları küsüyor, geceleri çok seviyorum.
Yüreğine giden bir bilet kes, cam kenarı değil can kenarı olsun.
Ve bazen de; seninle konuşmak iyi geldi, diyebileceğin birisi olmalı.
Her şey senin için…
Koyamadım hayatımı bir biçime, koyayım böyle hayatın içine.
Gökyüzünde bir yıldız olsaydım ilk sana kayardım.
Galiba ben bu aşkta iyi halden müebbet yedim.
Bin “günahın” olsa da bana, bir “gün ahım” yok sana.
Şirinleri mavi sanırdım görmeden önce seni…
Oluruna bıraktım seni; olmazların bende kaldı.
Otopsi istiyorum hayallerime, kurduğum düşler eceliyle ölmüş olamazlar.
Giderek daha çok seviyorum seni demişti. O yüzden gitti demek ki.
Keşke bazı insanlar için ‘imalat hatası var, geri topluyoruz’ deseler.
Ölmek sorun değil de hani bir gün mezarıma gelirsin de kalkıp sarılamamak koyar bana.
Ekmeğime hoşça kal sürdün ya sen, ben şimdi ‘aşk’ karınla; sana, ne şiirler yazarım.
Mutlak değer içindeki X gibiyim.
Gök kuşağım kirlendi renklerinle yıkar mısın?
Seni sevmek ibadetim ama sevemem cenabetim.
Sessizliği dinle, söyleyecek çok şeyi var.
“Gitmek” sadece bir eylemdir. “Unutmak” ise kocaman bir devrim…