Whatsapp Sözleri

Sizler için aşağıda harika Whatsapp Sözleri sözlerini derledik. Bu içerik, kısa ve uzun seçeneklerle etkileyici bir şekilde duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Yeni ve güzel ifadelerle zenginleştirilmiş bu Whatsapp Sözleri, sosyal medya platformlarında paylaşım yaparak dikkat çekmenize yardımcı olacak. Unutmayın, asksozlerikisa.com.tr de bulacağınız bu sözlerle, günlük mesajlarınıza anlam katabilirsiniz.



Kaleciyle karşı karşıya…
Tek olmak soğuktur, üşüme.
Muhabbet ağına giriş için dokunun.
Son laf bükücü…
Bence şimdi sen de herkes gibisin.
Serçe gibisin kardeşim.
Üzülme ne olur, bugünler dün olur.
Fırtınanın şiddeti ne olursa olsun, martı sevdiği denizden asla vazgeçmez.
Durum murum yok.
Tecrübe yenilen kazıkların bileşkesidir.
İntihar köprüsü gibiyim bu günlerde, gözümden de, gönlümden de düşen düşene.
Ey akıllı telefonlu Türk Gençliği!
Durumum yok, yazamıyorum.
Olduğu kadar, olmadığı kader…
Hadi takas edelim bir şeylerimizi. Mesela gülüşünden ver ömrümden al.
Altar’ın oğlu Tarkan.
Sen ağlama, akar makyajın.
Aferin kirpik, gözüme girdin!
Bir yalnızlık inşa ediyorum ki hiç sorma Mimar Sinan halt etmiş yanımda.
İlgi çekici bir durum…
Sanmıyorum ama iyi geceler.
Gök kuşağım kirlendi renklerinle yıkar mısın?
Bi tanısan sende çok söversin.
Peşimden gelme ben de kayboldum.
Alışmak zaman alıyor; zamansa her şeyi…
Oynamazsan kazanamazsın.
Biz kimseyi yarı yolda bırakmadık onlar müsait bir yerde indiler…
Çiçek versem, kanar mısın?
Keşke bazı insanlar için ‘imalat hatası var, geri topluyoruz’ deseler.
Yetersiz bakiye.
Beş kuruşluk insanların milyonluk tavırlarına hastayım.
Hadi simit satanı anladım, kestane satanı da. Peki ya dost satan, o da mı ekmek parası?
Bir otobüs aşkıydı belki bizimkisi benim yolum “son durak” seninkisi “müsait bir yer”di.
Kötü bir işin en gizli şahidi vicdandır.
Allah’ım sen bana doğru yolu göster, o mal beni bulamaz.
Tükürmekle söner mi hiç can yangını?
Ben aşk nedir bilmem. Eski kafalıyım. Bir seni bilirim, bir de adın geçince sıkışan kalbimi…
Gidişine illa bir isim koyulacaksa Mal Kaybı diyelim.
Unutamam ama çok iyi unutmuş numarası yaparım.
Büyüdük ve kirlendi dünya…
Koyamadım hayatımı bir biçime, koyayım böyle hayatın içine.
Çirkin ve beyinsiz…
Ne haliniz varsa gülün.
Paslı bir yalnızlıktı avuçlarımda, ardımda bir yürek yükü rüzgâr. Ne zaman sevmeye koyulsam, doğrulup çoğaldı ayrılıklar…
Gazozuna hiç ilaç atan oldu mu?
Aşk, kalbi geleceğe örgütleyen siyasettir.
Enektarlar goltuğun altında galık, beni ara!
Bu hayatta gülmemi isteyen tek kişi fotoğrafçıydı.
Her türlü iyi niyet itina ile suiistimal edilir.
Beyinlerimiz savaşsın isterdim ama görüyorum ki silahsızsın.
Ve bazen de; seninle konuşmak iyi geldi, diyebileceğin birisi olmalı.
Öyle sessizce öldüm ki defalarca, hiç bir zaman anlaşılmadı yokluğum.
Lafın bile gelişi var, sen hala neredesin?
Hayal kırıklıklarını hiçbir alçı tutmuyor.
Seni anlatabilmek susmaktan geçiyor bu aralar.
Buralar bir zamanlar hep tarlaydı.
Ehemmiyetsizleştirmemeliyim diyorum bazen. Lakin.
Sahra çölü kadar büyük bir kalbim var gel kuma boğul!
Birinin seni hiç unutmamasını istiyorsan, ondan borç al.
Bende duran zaman sende nasıl geçiyor?
Na-müsait (Müsait değil)
Galiba ben bu aşkta iyi halden müebbet yedim.
Kim vurduya gittim, birazdan dönücem.
Şunu unutma fazla fedakârlık, fazla vefasızlık getirir.
Her insan huzur verir, kimileri gelince kimileri gidince.
Hayatımızın en güzel yılları telefonu şarja takmakla geçip gidiyor.
Ne hasta bekler sabahı, ne taze ölüyü mezar, ne de şeytan, bir günahı, seni beklediğim kadar.
Gökyüzünde bir yıldız olsaydım ilk sana kayardım.
Whatsapp tavuk durum (Ahh şu İngilizce karakterler.)
Bonibon, bonibon çantada cepte bonibon.
Aşk mı para mı? – “Aşk” olsun tabii ki de para.
Baktın olmuyor, daha çok bak.
“Gitmek” sadece bir eylemdir. “Unutmak” ise kocaman bir devrim…
Sessizliği dinle, söyleyecek çok şeyi var.
Sen güzel ve zeki bir kadın istersin ama arkanı anan toplar.
Her şey senin için…
Akıllı telefonmuş. Karşı taraf aptal olunca, telefona akıllı olsa bile işe yaramıyor.
Birini yenmek çok kolaydır, asıl olan birini kazanmaktır.
İyi mi böyle?
Sabaha kadar yolu var.
Sevdan üflendi bir kere vakit aşk-ı kıyamet. Sen kopuyorsun yüreğimde; gönlüm gönlüne emanet.
Sen bana gel desen ben kavimler göçüyüm.
Zaman bütün hayallerimize ağzımın payını verdi.
Susmak kabullenmek değil, cevaptır. Eğer insan kısa cümleler kuruyorsa, uzun yorgunlukları vardır.
Truth, hurts.
Neden yazmıyorsun, canımın içi?
İnsan kör ise güneşin suçu nedir?
Bir tek ben akıllıyım. Geriye kalan herkes geri zekâlı…
Şarap olayım, şerefe kaldır beni.
Âlem kaşar olmuş tost yapan yok.
Sen online ben online, konuşsana layn.
Aşk iki kişiyle oynanır, iyi olan kaybeder.
İyi ki egoları kadar yer kaplamıyor insanlar.
Aynı günde dört mevsime şahit olmak gibi bir şey bu… Önce özlüyor, sonra ağlıyor, akşamları küsüyor, geceleri çok seviyorum.
Haydi Söyle!
Biz kaybettiklerimiziz.
Bu enerji devamlıdır…
Sana nasıl davrandığımı sorgulama. Hepsinin mimarı sensin.
Haberim yokmuş gibi sev.
Otopsi istiyorum hayallerime, kurduğum düşler eceliyle ölmüş olamazlar.
Ben sana kendine gel diyorum. Bana gel demiyorum.
Dünyanın en komik durumu…
Ne kadar seviyorsun dersen; o kadar işte. Tavanı kadar sokağın ve dibi kadar cehennemin.
Uzaktan şöyle bir “sucuk” dersen olabilir.
Şimdi söyle hayatını düzene mi sokayım, seni üzene mi?
Ayrılık dayanılır gibi değil, değil mi?
Müzik ruhun gıdasıdır. Karnınızı doyurun gençler.
Yıkıldı yolunu bekleyen şehir. Şimdi gelsen de bir, gelmesen de.
Korkaklıkta ar, ilerlemekte şeref var…
Gözlerimin rengi standart ama bakışlarım adamına göre değişiyor.
Öp beni, bu bütün soruların cevabı olur.
İnsanlık öldü, katili menfaat!
Yanıltmasın seni melek bakışlar bazılarını şeytan bile ayakta alkışlar.
Erkekler ikiye ayrılır maç yaparlar.
Yanaklarım varken canımı sıkman çok saçma.
Just Sleeping
Kader satılmıyor ki iyisini alalım.
Bizim şiir olduğumuz kalbe, kimse şair olamaz.
Mai kadar kalbimdeki yerin.
Hakkıdır paraya tapan milletimin istismar.
Seni sevmek ibadetim ama sevemem cenabetim.
Saçım şekil, önümden çekil.
Aşkımızın suya düşeceğini bilseydim, balık olurdum.
Yüreğine giden bir bilet kes, cam kenarı değil can kenarı olsun.
Tabaklarda kalan son kırıntılar gibiydi sana olan sevgim. Sen beni hep bıraktın; bense hep arkandan ağladım.
Yine de…
Velev ki konuştuk?
Çünkü sen çölüme kar oldun.
Dokuz doğurdum yalnızlığında. Gel de sahip çık çocuklarına.
Mutlak değer içindeki X gibiyim.
Ekmeğime hoşça kal sürdün ya sen, ben şimdi ‘aşk’ karınla; sana, ne şiirler yazarım.
Buraya yazmak da moda oldu.
Sözün bittiği yerde bekliyorum.
Yağmurlar düşünce tenime her damlayı sen sanıp aşk bildim. Ve biliyor musun gölgeni bile çok özledim.
Önceden altını çizdiklerimin şimdi üstünü çizmekle meşgulüm.
Ölmek sorun değil de hani bir gün mezarıma gelirsin de kalkıp sarılamamak koyar bana.
Sen çevrimiçi, ben çevrimiçi…
Her tercih bir vazgeçiştir.
Bin “günahın” olsa da bana, bir “gün ahım” yok sana.
Bugün yine en çok satanlar listesinde insanlar var.
Şirinleri mavi sanırdım görmeden önce seni…
Sanırsın ki meclisteki tasarıya geç kaldı.
Kuşlar güzel, hayat uçuyor.
Çalgıcı karısı Binnaz…
İnsanı iki şey ayakta tutar; biri sol diğeri sağ ayak.
Oluruna bıraktım seni; olmazların bende kaldı.
Acele işe çünkü benim de çişim geldi.
Varsayalım yokuz!
Dal rüzgârı affeder ama kırılmıştır bir kere.
Kolunu ısırıp saat yapıp bu saatten sonra benimsin diyesim var.
Askerdeyim. Sen de gel.
Hep kazanıyorsun, ey çözümsüzlük.
Olgunlaşmak hiçbir şeye şaşırmamaktır.
Atom fiziğine de profesörlüğü de lanet olsun.
Türkiye güzel ülke de, çevresi kötü.
Giderek daha çok seviyorum seni demişti. O yüzden gitti demek ki.
Sana muhtaç olduğum şu anda gel, yaşamak olsan da gel, ölüm olsan da gel.
Ağlama sevgilim ıslanıyorum.