Duygusal Yazılar

Sizler için aşağıda harika Duygusal Yazılar sözlerini derledik. Bu içerik, kısa ve uzun seçeneklerle etkileyici bir şekilde duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Yeni ve güzel ifadelerle zenginleştirilmiş bu Duygusal Yazılar, sosyal medya platformlarında paylaşım yaparak dikkat çekmenize yardımcı olacak. Unutmayın, asksozlerikisa.com.tr de bulacağınız bu sözlerle, günlük mesajlarınıza anlam katabilirsiniz.



Tek başına hayatı öğrenen bir insanı, kimse yokluğuyla korkutamaz.
Gel, bir bestem de sen ol sevda şiirim, aşk erim ben seni güftesiz de söylerim çünkü ben güftelenmemiş aşkların talibiyim gel, bir martı da sen ol omzumda.
İnsanın derdi Allah olursa diğer dertler tası tarağı toplar gidermiş.
Gayem zat-ı alinizi taciz etmek değil, efkâr-ı umumiyede muhabbet kurmaktır Cevabı müspetiniz kalb-i hazalimi tamir-i temin edeceğinden, desti muhabbetinize talibim.
Fani aşk yoktur, aşkların hepsi baki olanadır. Tek fark şudur ki; kimi sanatı görür, kimi sanatçıyı.
Unut, demekten daha büyük bir küfür yoktur benim yüreğimin lügatinde.
Dertlerinizi başkalarına anlatmayın. Çoğunun umurunda olmaz geri kalan ise memnun olur. N. Philpsopher
İdam sehpasında ki mahkûm ne kadar yaşamayı seviyorsa, Bende seni o kadar çok seviyorum.
Ne ölmek nefessiz kalmaktır, nede yaşamak nefes almaktır. Yaşamak; sevmeyi, sevilmeyi hak eden birinin kalbinde olmaktır.
Birini sevmek için nedenin yoksa onu gerçekten seviyorsundur.
Ucuz insanların üzerine kurulan hayaller size pahalıya patlar.
Gökten ne yağdı da, yer kabul etmedi? Toprağa ne ekildi de, bitmedi? Bu dünya ya kim geldi de, gitmedi? Hangi dert sıkıntı bitmedi?
En büyük mezar insanın kalbine gömdükleridir.
Aşk; bilmektir ey sevgili! Bir tek yâri bilmek, onu candan daha aziz bilmektir. Ondan gayrı bildiklerinin hiçbir şey olduğunu, dünyanın onunla mana bulduğunu bilmektir.
Sevmek ölmektir bence, ben de sevmiştim ölmeden önce.
Zamana bırakınca, zamanla bırakıyorum.
Ve benim, birdenbire yüzünü değil, gözünü değil, senin sesini göresim geldi.
Utanırım, söyleyemem yaşadığım yalnızlığı, kelimeler yetmiyor k; bu mu sevda dedikleri.
Mutluluğun kökü derdin içine gömülüdür. Dert, mutluluğun arkasında pusuda bekler.
Hep kötüyüm. Nasılsın? Diye soran sen olmadıkça.
Birini ne kadar çok seversen sev, hayat onu senden o kadar uzaklaştırır.
Dünyanın ne kadar küçük olduğunu, seni dünyalar kadar seviyorum deyip de gidenlerden öğrendim.
Bazen ağlamak istemezsin ama gözlerin seni dinlemez.
Her şeye canını sıkma. Ne dertler kalıcı, ne de bu ömür.
Allaha emanet ol dedi ve gitti. Güldüm. Zaten ondan başka kimim var ki? Dedim.
Aslında suçum yok hâkim bey bende yakmak istemezdim bu şehri ama ne yapayım üşümesin sevdiğimin elleri.
Bekle! Her şeyin bir zamanı var. Zamanından önce istersen zamanından önce kaybedersin.
Yalnızlık, zannetmeyin ki kimsesiz olmaktır. Asıl yalnızlık kimsen var iken kimsesiz kalmaktır.
Aşk acısı taşımayan yürek; ya deliye aittir, ya ölüye.
Ne kadınlar sevdim zaten yoktular. Böyle bir sevmek görülmemiştir. Hayır, sanmayın ki beni unuttular. Hala ara sıra mektupları gelir. Gerçek değildiler birer umuttular. Eski bir şarkı belki bir şiir.
Beni candan usandırdı cefadan yâr usanmaz mı? Felekler yandı ahımdan muradım şem’ i yanmaz mı?
Yanaklarım dururken canımı sıkman çok saçma.
Adam yerine koyduğum insanları neden koyduğum yerde bulamıyorum.
Hayaller kurduğun bir insanı kaybetmek kadar ağır bir şey yok.
Seni sonbahar rüzgârlarına bırakıyorum yaktığım canımı yeniden hayata hazırlıyorum sensiz yaşamak hayata yeniden başlamak istiyorum.
Öyle yorgun ki hislerim. Artık sana karşı bir şey hissetmeye bile dermanı yok.
Ey gönüm bilmez misin gözler sebepsiz yaşarmaz, dudaklar sebepsiz kurumaz, gönülde bir dert olmadıkça kimsenin yüzü sararıp solmaz.
Gitmenin hası dönüşsüz olanıdır.
Eğer beni bu sokakta, bu semtte, bu şehirde bulamazsan sevgilim bil ki ben, gözlerinin daldığı yerdeyim.
Seni benim kadar sevenler, sana benim kadar hasret kalsın.
Benim yaralarım vücudumda değil, ruhumda doktor.
Senin için ölürüm diyen; başkası için yaşarmış.
Aşkın mantığı olmaz. Sakın ha! Dostum içme aşk zehrini su diye aşk pınarından, ya Ferhat gibi atlarsın kayalardan ya da Mecnun olur dolaşırsın çöllerde kahrından.
Kırma be kalbimi! Nasıl olsa bir gün duracak; seninki de, benimki de.
Bu gün çektiğin acı yarın sana güç olarak geri dönecek.
Hasretim senelere dönse de ne aşkına bedduam ne de sana kinim var, bin bir dert çektirsen de seni mahşere kadar sevmeye yeminim var.
Arzularını ve korkularını ortadan kaldır. Artık senin için hiç bir zalim kalmaz.
Kadın ilk öpücükte neler kazanacağını bilemez, ama son öpücükte neler kaybettiğini bilir.
İki kelime yetiyor seni seven kalbi kırmaya. Sonra roman yazsan ne fayda?
Nasılsın diye mesaj atsa iyiyim diye kitap yazarım.
Cam kırıkları gibidir bazen kelimeler. Ağzına dolar. Sussan acıtır, konuşsan kanatır.
Aslında benim gözlerim kahverengi güneşe bakınca ela sana bakınca çok fena oluyor.
Saçının bir teline dünyalar feda olsun, kalbin hep benimle dolu olsun.
Seni sevmeyene asla sabır gösterme! Çünkü sabrının adı yüzsüzlük, fedakârlığın adı eziklik, sevginin adı kişiliksizlik olur.
Sevdim be! Hiç sevmediğim kadar sevdim ve hiç pişman olmadığım kadar pişman oldum.
Üzülme! Dert etme can! Görebiliyorsan, dokunabiliyorsan, nefes alabiliyorsan yürüyebiliyorsan ne mutlu sana! Elinde olmayanları söyleme bana. Elinde olanlardan bahset can.
Bizimkisi bir aşk hikayesi değildi, bizimkisi aşktı gerisi hikayeydi.
Son kibrit çöpüm gibi sakladım seni rüzgarsızdı hava tiryakiydim üstelik yakmadım seni ben yağmur yüklü bir bulutum kime çarpsam ağlarım.
Sahtekâr çıkarken dürüst sandıklarımız, acı sözler etmiş arkamızdan ağzını balla kapattıklarımız. Hepsi mız mız. Kötü konuşmuş ardımızdan adını iyi andıklarımız, kurtlanmış topladığımız fındıklarımız.
Her derdi içinize atarsanız, sonunda ayağa kalkamazsınız!
Boşuna mutlu olmaya çalışmayın, çalıştığınız yerden sormuyorlar!
İnsanın büyüdükçe mi artıyor dertleri? Yoksa insan büyüdükçe mi anlıyor gerçekleri? Özdemir Asaf
Unutma ki, yalnız olmak; yanlış yerde ve yanlış bir kalpte olmaktan iyidir.
Kalbini hak etmeyen birine verdiğin sürece acı çekmeye mahkûmsun.
Dert dediğin misafirdir azizim! Onu da iyi ağırlamak gerekir.