Duygusal Sözler

Sizler için aşağıda harika Duygusal Sözler sözlerini derledik. Bu içerik, kısa ve uzun seçeneklerle etkileyici bir şekilde duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Yeni ve güzel ifadelerle zenginleştirilmiş bu Duygusal Sözler, sosyal medya platformlarında paylaşım yaparak dikkat çekmenize yardımcı olacak. Unutmayın, asksozlerikisa.com.tr de bulacağınız bu sözlerle, günlük mesajlarınıza anlam katabilirsiniz.



Ey Gafil! Sen kendi şehvetine Aşk adını koymuşsun. Şu halinle o namusu ekberi soymuşsun. Aşkın asıl manasının altını oymuşsun. Bir bilebilsen küstahlığa nasıl.
Hasretim senelere dönse de ne aşkına bedduam ne de sana kinim var bin bir dert çektirsen de seni mahşere kadar sevmeye yeminim var.
İnsanlar tanıdım yıldızlar gibiydi hepsi parlıyordu hepsi gökteydi ama ben seni güneşi seçtim bir güneş için bin yıldızdan vazgeçtim…
Gönül yorgun düştüğünde yürek dilsiz kalır.
Bazen unutmakmış sevmek. Dönüp arkana bakmamak ve sevdiğin insanı bile bile başkasına uğurlamakmış. Ne kadar canın yansa da bir o kadar bağlanmakmış. Senin olmayan bir şeyi delicesine özlemekmiş.
Biri gelir ve gülümsemesiyle tüm dertlerini unutturur. Sonrasındaysa senin tek derdin onun gülümsemediği anlar olur.
Bir gül olmak isterdim dalımdan koptuğum an yalnız senin için kopayım ve yalnız senin avuçlarında solayım diye bir tanem…
Eğer aşk yalansa acısı neden bu kadar gerçek.
Gülmek için mutlu olmayı bekleme belki de mutluluk gülüşünde saklıdır sakın ağlama gel ki bir yerlerde senin bir tek gülüşün için yaşayan biri vardır.
Ya Rab bana cism ü can gerekmez canan yoğ ise cihan gerekmez.
Hayatta iki kör tanıyorum 1.si senden başkasını görmeyen ben 2.si beni göremeyen sen…
Allaha emanet ol dedi ve gitti. Güldüm Zaten ondan başka kimim var ki? Dedim.
Gelse affetmem diyorsun ama adını duyunca gözlerin doluyor be oğlum.
AŞK acısı taşımayan yürek ya deliye aittir ya ölüye.
Saniyeler sonra neler olacağını bilmeden yıllar sonrasının hayallerini kurduk.
Son kibrit çöpüm gibi sakladım seni rüzgarsızdı hava tiryakiydim üstelik yakmadım seni ben yağmur yüklü bir bulutum kime çarpsam ağlarım.
Saçının bir teline dünyalar feda olsun kalbin hep benimle dolu olsun.
Aramızdaki mesafeler ne kadar uzun olursa olsun sonsuzluğa giden tüm yollara adını yazdım. Hangi yoldan geçersen geç seni sevdiğimi okuyacaksın.
Sert rüzgârlar karanlık geceleri severmiş aynen benim seni sevdiğim gibi.
Fani aşk yoktur aşkların hepsi baki olanadır. Tek fark şudur ki kimi sanatı görür kimi sanatçıyı.
Cama vuran her damlada bir tek sen varsın ne diyorum biliyor musun her gün yağmur yağsın.
Gerçek aşk şans oyunları gibi… Hayali bile mutlu edebiliyor insanı fakat tutturabilene aşk olsun. Cemal Safi. Bırak olumlu bedenlerde olumsuz aşk arama.
Saç diplerimden tırnak uçlarıma kadar kırgınım sana.
Sen çölde açmış bir çiçek olsaydın seni kaybetmemek için ölene dek ağlardım.
Her hakiki aşk umulmadık dönüşümlere yol açar. Aşk bir milat demektir. Şayet aşktan önce ve aşktan sonra aynı insan olarak kalmışsak yeterince sevmemişiz.
Şurama batan diyor şair. Şurama batana özlem demeselerdi bıçak derdim.
Yanında benden yakın baksa biri de olsa her şeyi inkâr etmiş inandırmış olsan da ve ona duygulanmış sevdalanmış olsan da biliyorum bu gece beni düşüneceksin.
İnsanlar hep birilerinin peşinden koşarlar ama dönüp de kendi peşlerinden koşanlara hiç bakmazlar.
Anladım ki aşk her iki tarafı da mağdur eden yürekte izinsiz gösteri yapan mutluluk karşıtı bir eylem.
Ne zaman sağır ressam kristal bir zemin üzerine düşen yağmur damlasının sesini çizerse seni o zaman unutacağım.
Öyle yorgun ki hislerim. Artık sana karşı bir şey hissetmeye bile dermanı yok.
AŞK bilmektir ey sevgili! Bir tek yâri bilmek onu candan daha aziz bilmektir. Ondan gayrı bildiklerinin hiçbir şey olduğunu dünyanın onunla mana bulduğunu bilmektir.
Aşk bazen gitmekle kalmak arasında verdiğin en büyük savaştır. Sevmeyenin aklı gerçekten sevenin kalbi kazanır bu savaşı.
Seni ne kadar sevdiğimi öğrenmek istersen yere düşen yağmur damlalarını tutmaya çalış tutabildiklerin senin sevgin tutamadıklarınsa benim sana olan sevgimdir…
Denir ya aşk iki kişilik yalan! Aşk bile bile delilik. Bide hayat müşterektir denir. Buda yalan çünkü aşk acısı hep tek kişilik.
Ekmeğime hoşça kal sürdün ya sen ben şimdi aşk karınla sana ne şiirler yazarım.
Sensizliği dinlemek sessizliği dinlemekten zor ama en zoru sensizliğin sessizliğini dinlemek…
Hayat dair anılarımı bıraktım geride seninle başlıyorum yeniden dönüyorum kendi dünyama hayat artık sensin benim için
Kaç kadeh kırıldı sarhoş gönlümde. Ne yaptıysam seni unutamadım.
Susmak kabullenmek değil cevaptır. Eğer insan kısa cümleler kuruyorsa uzun yorgunlukları vardır.
Özledim diyorsun mektubunda. Sadece kuru bir özledim mi yazdı yanık yüreğin.
Kalbi yorgun olanın dili keskin olurmuş ya kalbi yorgunun yanında olmayacaksın ya da yanında olduğunun kalbini yormayacaksın.
Kırdıysa sessiz kal sessizliğinden kırıldığını anlamıyorsa onsuz kal.
Ben seni unutmak için sevseydim sana olan tutkumu kalbime değil güneşin çıktığı zaman kaybolan buğulu camlara yazardım.
Ağlayan kalbime yoktur derman sensiz kaldım dinlemiyor gönül ferman adını aldığımda ağzıma sözlerim ağlar o anda seviyorum seni bunu unutma!
Gece uyuyamayan insanların gündüze sığmayan acıları vardır.
Denizde kalem kumdan kâğıtlar yaptım her yere seni seviyorum yazdım ama sen aptaldın inandın ben seni sevmedim sana taptım.
Allah’ım canımı bir sonbahar günü al ki o vefasız getirecek bir gül bile bulamasın…
Gel bir bestem de sen ol sevda şiirim aşk erim ben seni güftesiz de söylerim çünkü ben güftelenmemiş aşkların talibiyim gel bir martı da sen ol omzumda.
Seni seviyorum diyenin sevgisinden şüphe et çünkü aşk sessiz sevgi dilsizdir…
Sonbahara inat ağaç hala yeşermekte geceye inat gün hala ağarmakta ben ise kadere inat hala seni sevmekteyim İnat bu ya mahşere kadar seni seveceğim.
Güneşin buz tuttuğu yerde bir alev görürsen bil ki o yalnız ve yalnız senin için yanan kalbimdir.
Kahve aşk gibidir her ne kadar sabır ve özen gösterirsen tadı o kadar güzel olur.
Bir telefon bekliyorum sevgilim diye başlayan seni seviyorum diye biten Bir telefon bekliyorum dün gelmesi gereken ve bugün hala gelmeyen…
Aşk da tıpkı Elif gibidir. İsminde gizlidir ama okunmaz. O olmadan da besmele sese gelmez. O her şeyin içindedir ama hiçbir şeyde görünmez.
Kahrolsun yan yana olmadığımız her yer.
Seni düşünür seni özlerim sevgilerin özlemlerin derinliğinde ne olur kir şeytanin bacağını bir kez beni hatırla bir sonbahar serinliğinde…
Beni candan usandırdı cefadan yâr usanmaz mı? Felekler yandı ahımdan muradım şemi yanmaz mı?
Ey tabip! Aşk derdiyle başım hoş benim yaramdan el çek sen. Bana derman hazırlama ki senin merhemlerin benim ölümüm sayılır.
Ey gönüm bilmez misin gözler sebepsiz yaşarmaz dudaklar sebepsiz kurumaz gönülde bir dert olmadıkça kimsenin yüzü sararıp solmaz.
Gerçek aşk bir hayalet gibidir. Herkes ondan bahseder ama gören çok azdır.