Duygulu Mesajlar

Sizler için aşağıda harika Duygulu Mesajlar sözlerini derledik. Bu içerik, kısa ve uzun seçeneklerle etkileyici bir şekilde duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Yeni ve güzel ifadelerle zenginleştirilmiş bu Duygulu Mesajlar, sosyal medya platformlarında paylaşım yaparak dikkat çekmenize yardımcı olacak. Unutmayın, asksozlerikisa.com.tr de bulacağınız bu sözlerle, günlük mesajlarınıza anlam katabilirsiniz.



Ah be sevgili! Slow müzik tadındaydı beraberliğimiz, gidişin remix’li oldu; kop’tun gidiyorsun.
Boğazıma takıldı sevdan. 3 kere sırtıma vur helal de; Alışık değilim harama, ondan olacak herhalde.
Duygular asla kendi eceli ile ölmez, mutlaka bir katili vardır.
Sana öyle bir yar olurum ki, bana bin defa âşık olursun. Senden öyle bir ayrılırım ki kendini bin defa gömülmüş bulursun.
Mehtaplar kadar serin, denizler kadar derin, senin en güzel yerin, bana bakan gözlerin.
Nedir bilemiyorum; sana bakınca kendimi görüyorum, sana gelirken kendimden gidiyorum ve senden giderken kendime gelemiyorum.
Kursak diye bir yer var. Heveslerim, hayallerim, sevdiklerim, dostluklarım. Hepsi orada.
Ateşim sen ol yanması benden, kaderim sen ol çekmesi benden, kurşunum sen ol sıkması benden, Azrail’im sen ol ölmesi benden.
Eş olan, aşka eştir. “Eş” değer, nefesten ötedir Ötemde özüm var, özüm nefesin ötesinden ötedir.
Başıma bela olduğun günden beri hep söylerim, Allah belamı versin!
Bugüne kadar hiç akıllıca bir şey yapmadım, seni bile deli gibi sevdim.
Aldırma söylenenlere varsın görenler seni ot sansın, sen gül ol da uğruna ötmeyen bülbül utansın.
Kuşlara benzer kelimeler, odana dolarlar bir akşam. Nereden gelirler bilinmez. Kâh çığlık çığlığadırlar, kâh sesleri işitilmez.
Aynada gördüğüm yüzün, dudağı gam, gözleri hüzün. Ben geceye hapsolmuşum, adı var kendi yok gündüzün.
Çok gördük dışı dubleks, içi bodrum katı aşkları. Ben müstakil yalnızlığımla mutluyum.
Aşık gibi sevmezsen kardeş gibi sev beni demiştim; sen de öyle sevdin. Bu aşkın Habil’i ben oldum Kabil’i sen!
Ey gönül! Şimdi sorarım sana, hangi aşk daha büyüktür? Anlatılarak dile düşen mi? Anlatılmayıp yürek deşen mi?
Ben özgürlüğüne düşkün bir insanım ama kapatırsan beni sol göğsünün kafesine, sesimi bile çıkarmayacağım.
İsyan sende başlardı, cezasını çekmek bana kalırdı.
İnsan gerçekten tamamen unutamıyor eskiyi. Mutlaka taşıyorsun yanında ona dair bir şeyi. Aklında adını, kıçında yediğin tekmeyi!
Benden su katılmamış şiirler istiyorsun. Kalem mi yazıyor sandın? Ben harfleri denizlerden söküp tek tek, gözlerimden süzüyorum. Göremiyorsun.
Beynimde cevabı ölüm olan bir soru; aşk yalan ise, yüreğimdeki acı niye gerçek?
İnsanın kalbi engelli olmasın. Zira bizi insan yapan kolumuz, bacağımız değil kalbimizdir.
Benim sevgim kocaman bir okyanus olsa ne fayda. Sen yüzmeyi değil üzmeyi bildikten sonra.
Sen içinden de olsa seni seviyorum de, fazlasında gözüm yok. Kulaklarım çınlasın yeter.
Sefaletimin nedeni yok’sulluk değil, yoksun’luk.
Öyle sevdim ki seni kime anlattıysam yerinde olmak istedi.
Aynı dili konuşanlar değil; aynı duyguyu paylaşanlar anlaşılabilir. Mevlâna
Bazen insan öyle özlenir ki özlenen bile yokluğundan utanır.
Senin, çelme taktığın yerden başlıyorum hayata. Varsın yara bere içinde olsun dizlerim, yüreğim kadar acımaz nasıl olsa.
Bakmayın öyle tabii ki de ağlamıyorum, giden sevgilinin ardından su döküyorum.
Aslında suçum yok inanın bana hâkim bey, bende yakmak istemezdim bu şehri, ama ne yapayım, üşümüşse sevdiğimin elleri.
Yalnızlık, zannetmeyin ki kimsesiz olmaktır. Asıl yalnızlık kimsen var iken kimsesiz kalmaktır.
Unutmak gerekiyormuş unutulma pahasına, zaman değilmiş gideni getiren, aslında zamanmış var olanı götüren.
Aşktı o. Değiştiren tüm gecelerimi. Aşktı o. Beni durup yenileyen. Oydu. Duygulu yapan hoyrat ellerimi… Oydu. Doludizgin gidişime dur diyen.
Seçtiğin yolda sana mutluluklar diliyorum. Unutmak alışmaktır. Unutursun demiyorum. Ama alışacaksın biliyorum.
Şimdi kelebeğin kanatlarında yazılı adın, dokunsan silinecek; dokunmasan ölecek.
Keşkelerim var belki ama üzmedim kimseyi.
Sevmek zor iş, ne maaşı var ne sigortası, bir ayrılığı var bir de gözyaşı.
Hayatın matematiğinin farklı olduğu hep sonradan anlaşılıyor. Ve anlıyor ki insan; değer vermek yalnızca matematikte işe yarıyor.
Kirli bir çocuk yüzüyüm kapında; ama dünyanın en temiz gözleriyle bakıyorum sana. Şeker değil istediğim, yüreğini koy avuçlarıma.
Benden seni seviyorum dememi bekleme sevgili. Bizde zikir sessiz çekilir.
Özledim gözlerini, beş dakika uyan az. Çok değil, gözlerinin kabesinde bir namaz.
Sen aslında gitmedin öyle değil mi? Eskisi gibiyiz hala, hala çocuklar gibi; her şey şakacıktan.
Ben renklerin en siyahını hak ettim mi. O kadar beyaz severken seni.
Öyle yoruluyorum ki bazen hayattan. Kapayınca gözlerimi, bir daha açasım gelmiyor inan!
Susmak yorucu bir lisan. Ama taştan soğuk gözlerine anlam yüklemeye gücüm kalmadı artık.
Ülkenin farklı şehirleriydik. Ben sürgün yeri, sen başkent…
Bir gün bir köşede sızıp kalırsam, el tanımasa da sen tanır mısın? Sorsalar sana kim bu diye, bakıp yaptığından utanır mısın?
Seni seviyorum duvar yazısı değil alın yazısıdır herkese söylenmez.
Mutlu olmanı istesem de, bir başkasının senin içini ısıtacağını bilmek. Benim hep içimi üşütecek.
Sığmadın içime sevgili, bu yürek, bu şehir ve özünü bulduğun şu garip sevda sana dar geldi.
Düşünsene bir gün beni soruyorsun, aldığın cevap başın sağ olsun.
Hayatım desen ömrüm uzardı, şimdi dilime adın değse midem bulanıyor.
Ya sevmelisin adam gibi rol yapmadan, ya da gitmelisin bu şehir bir intihara sahne olmadan.