Aziz Nesin Sözleri

Sizler için aşağıda harika Aziz Nesin Sözleri sözlerini derledik. Bu içerik, kısa ve uzun seçeneklerle etkileyici bir şekilde duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Yeni ve güzel ifadelerle zenginleştirilmiş bu Aziz Nesin Sözleri, sosyal medya platformlarında paylaşım yaparak dikkat çekmenize yardımcı olacak. Unutmayın, asksozlerikisa.com.tr de bulacağınız bu sözlerle, günlük mesajlarınıza anlam katabilirsiniz.



İyi insan lafın üstüne gelir demişse eskiler ve ben sürekli seni konuştuğum halde gelmiyorsan; demek ki iyi bir insan değilsin.
Sen yoksun. Boşuna yağıyor yağmur. Birlikte ıslanmayacağız ki. Özlemlerde ayrılıklar da boşuna öyle uzaklardayız. Birlikte ağlayamayacağız ki.
Bir tohum verdin çiçeğini al. Bir çekirdek verdin ağacını al Bir dal verdin ormanını al. Dünyamı verdim sana bende kal.
Güneş altında söylenmedik söz yokmuş. Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi.
Diyorlar ki “eskiden böyle değildin artık içine kapandın.” Dedim ki: “içindekiyle yetinen bu kalp artık sizi ne yapsın.
Yıkılmasın diye dağlar, ah çekmiyorum. Kendimi yıkıyorum, dünyayı yıkmıyorum.
Bilirsiniz sözümde hep durmuşumdur duracağım sevgilime söz verdim ben yirmi yıl yaşayacağım, düşmanlarım sevinmesin yirmi yıl sonra yok diye belli değil yirmi yıla ne zaman başlayacağım.
Nasıl bittiyse bundan öncekiler, bu da biter. Bite bite sonunda bende biterim. Olur biter.
Ne kadar kalmak istesek de bazen gitmek zorunda kalırız. Ve ne kadar gitmek zorunda olsak da, kalmaktan yanadır sol yanımız.
Seni, annen kadar sevecek ve baban kadar merak edecek hiç kimse yoktur; o yüzden kimse bana Aşk’tan bahsetmesin.
Aşığım sana cümlesinin sonundaki a harfi terk etti seni. O da üzülmüyor gittiğine, sen hala aşığım san beni.
İnsan yalnızca söylediklerinden değil, sustuklarından da sorumludur.
Korkmuyorum diyenler, ya başkalarına yalan söylüyorlar, ya kendilerine yalan söyleyip kendilerini kandırıyorlar ya da bilmeyerek insan olmadıklarını söylüyorlar.
O denli o denli çok beklettin alıştırdın bekletmeye, kendini çok zamanlar geçti de geldin, senden çok seviyorum senin özlemeni.
Hayat bir sınavsa eğer hiç uğraşma, adını yaz ve çık. Belki sınıfta kalırsın; ama adının altında bembeyaz bir sayfa bırakırsın.
Ne ölünün arkasından konuşulur, ne de gidenin. Çünkü ha olmuştur, ha gitmiştir kalan için.
Bahse girerim yarın bir yobaz çıkıp, tuvalete gitmek günah diye fetva verse, tuvalete gitmeyecek ve altına yapacak o kadar öküz var ki bu ülkede.
Bir yanlışlık var; sen bu denli güzel, ben bu denli sevdalı olmayacaktık.
Haritalara baktım, hiçbirinde evin yok. Ansiklopedilere baktım, hiçbirinde resmin yok. Sözlüklere baktım, hiçbirinde ismin yok. Aynada kendime baktım, seni gördüm. Benden başka yerin yok.
Hiç kimseye güvenmiyorum diye bir şey yoktur, zamanında O’na güvendiğim için, artık kimseye güvenmiyorum” diye bir şey vardır.
Uslanma hiç hep deli kal büyüme sakın çocuk kal es deli deli böyle kal son harmanında sevdanın tüken toz toz savrula kal suçüstü bulmalı ölüm ölürken de sevdalı kal.
Belki sıkıca sarılabileceğimiz bir sevgilimiz olmadı, belki yalnızız; ama bilinsin ki adam gibi sevdiğimizdendir yalnızlığımız.
Bende susuyorum sevgimi saklayıp içimde. Duyuyorsun değil mi suskunluğumu nasıl haykırıyor. Susarak sevgisini ilan eden çok var sevgilim. Ama bir başka seven yok benim sustuğum biçimde.
Üşümek varsa bu sıcağın yokluğudur, karanlık varsa ışığın yokluğu. Eğer her yer karanlık ve sen üşüyorsan işte bu O’nun yokluğu.
İşin zoruna gideceksin. Her zaman zoru dene Zoru yapamasan bile, zoru yapmaya çalışarak hiç olmazsa kolayını yaparsın.
İçimde bir merak öyle bir merak ki ölümümden bir ay sonra bir güncük yaşamak ve dostu düşmanı suçüstü yakalamak.
Artık ne gelmek ne de gitmek yaşamın en zor yanı beklemek hiçbirimiz beklemedik doğmayı, doğduğumuzdan beri beklediğimiz ölmek.
İnsan, insan gibi, insan olarak hür olmasını bilmezse, hür olamazsa, o zaman kurtlar, kuşlar gibi hür sanır kendini.
Sevişirken yılan bile dokunmaz, tapınmakta aşktan saygın olamaz, sevda üzere yıldırım olsa çarpmaz istiyorsan uzak kalmak ölümden hep aşk üzere olmalısın a canım ki ölüm de sevişirken kıyamaz.
Hayatım süresince boyum kadar kitap yazdım ama beni sevmeyenler buna da mazeret bulup onun zaten boyu kısaydı diyebilirler.
Bırak olmasın mezar taşımız, bir okul bahçesine gömsünler bizi çocuklar koşsun üzerimizde.
Bilirsin günahları yazan melek soldadır. Hatta bundandır kalbin solda olması. Çünkü belki de aşk, yaşanılan en büyük günahtır.
Yatağına yatınca; yüreğinin sesinden uyuyamıyorsan, anla ki yalnızsın.
Aynı kâğıdın arka ve on yüzleri gibiyiz. Sonsuza dek beraber; ama hiçbir zaman birbirlerini görmeyen…
Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın, diyerek yaşattığınız yılanların bir sonraki hedefi siz olursunuz.
Kolayca akmaz bilirsin bir erkeğin gözyaşları; ama eğer erkek ağlıyorsa, asla sahte olmaz gözyaşları.
Ve en gizlerden konuşurken ellerin içimden gelmiyor mektup yazmak demeden sevişiyoruz yirmi beş bin kilometreden.
Hayalim; küçük bir çocuğa ‘ne kadar seviyorsun’ dediğinde, açıp elini iki yana ‘işte bu kadar’ derken ki o masum sevgiyi bulmaktı.
Kadının aşka bakışı; ‘bir sen, bir ben, birde bebekken, erkeklerde bu durum; bir sen, bir ben, birde yedektir.
Terk eden kişinin gittiği yerde aradığını bulamayınca dönüp ‘özledim’ demesi; özlediğinden değil, eşek gibi pişman olduğundandır.
Söz verdiğimiz yerde buluştuk söz verdiğimiz zamanda değil. Ben yirmi yıl erken gelip bekledim sen geldin yirmi yıl geç ben seni beklemekten yaşlıyım sense beklettiğin için genç.
Al yalnızlığını gel. Korkma, sıkılmayız. Senin yalnızlığın benim yalnızlığımla konuşur, biz ikimiz susarız.