Yavuz Sultan Selim Sözleri

Sizler için aşağıda harika Yavuz Sultan Selim Sözleri sözlerini derledik. Bu içerik, kısa ve uzun seçeneklerle etkileyici bir şekilde duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Yeni ve güzel ifadelerle zenginleştirilmiş bu Yavuz Sultan Selim Sözleri, sosyal medya platformlarında paylaşım yaparak dikkat çekmenize yardımcı olacak. Unutmayın, asksozlerikisa.com.tr de bulacağınız bu sözlerle, günlük mesajlarınıza anlam katabilirsiniz.



Ümmetlerin cevahir madenlerinden çıkardıkları bütün lal ve inciler Mustafa (s.a.v.)’nin (gazada kırılan) tek inci dişinin diyetidir.
Cesaret insanı zafere, kararsızlık tehlikeye, korkaklık ise ölüme götürür.
Ey canım, eğer sana Selimi gibi yüz tane devlet ve saltanat dâhi verilse cihana bağlanıp dosttan uzak olma.
O peygamberlerin padişahıdır. Diğer peygamberler O’nun ordusudur Yaradılıştan maksat O’dur. Bu kevn-u mekân Onun yüzü suyu hürmetine yaratılmış bir tufeylidir.
Güneş Mustafa (s.a.v.)’nın yüzünün aynasının bir aksidir. Her iki âlem, Mustafa (s.a.v.)’nın bir kılına bağlanmıştır.
Âlimlerin bindiği atın ayağından üstümüze sıçrayan çamur, şerefimizdir.
Kılıcımız parladıkça düşmanın gözü ondan ayrılıp bizi göremez. Ama Allah esirgesin, bir gün paslanır da yaltırıklanmazsa düşman bizi görmek değil, bir de tepeden bakar.
Devletleri yıkan tüm hataların altında nice gururun gafleti yatar.
Her dertli, mihnete tahammül için biraz gönlünde kuvvet buluyorsa bu kuvvet Mustafa (s.a.v.)’dan gelir. Onun için her dertli O’na minnettardır.
Ümit sabahı Mustafa (s.a.v.)’nin güzel yüzüdür. Gayıp sırları O’nun arif olan gönlünden doğar.
Kendine bir sandık içinde insan pisliği gönderen Şah İsmail’e bir kutu güllü lokum göndererek: “Herkes yediğinden ikram eder” der.
Ben devletime isyan edenlerle uğraşıyorum. Devletime isyan eden kişi oğlum Süleyman da olsa kellesini alırım.
O’nun aşkı ile gönlü mahzun olan her sine ne bahtiyardır! Mustafa (s.a.v.)’nın yoluna kurban edilen can, ne aziz bir candır!
Biz bunca meşakkate alkış uğruna katlanmadık, halis niyetimiz rızayı ilahidir.
Ümit eliyle Mustafa (s.a.v.)’nın eteğine yapışan herkes güneş gibi ayağını feleğin üstüne başar.
Gönlünü ve canını O’nun aşkına veren kimse ne kahramandır! Düşüncesi daima Mustafa (s.a.v.) olan kimse ne huzur ve rahat içindedir.
Ben Allah’ın (c.c.) emirlerini yerine getirmek, zulüm görenlere yardım etmek için zırh giydim, kılıç kuşandım.
Ey gönül! Başkasından yardım ve dostluk umarak yaşama, düşmandan da korkma! Devlet ve saltanat ancak ALLAH (c.c.)’ın verdiğidir.
Vükela (vekillerin) ve ümeranın (amirlerin) süslü elbiseler giymesi padişahlarına tazimden ileri gelir. Biz ALLAH (c.c.)’tan başka kime tazime mecburuz ki bu külfeti ihtiyar edelim? Bizim padişahımız ALLAH (c.c.), vücudu saran elbiseye değil, içindeki imana bakar.(Sade giyinmesinin nedeni sorulduğunda)
Cesaretiyle yaşamayan esaretiyle ölür.