Yahya Kemal Beyatlı Sözleri

Sizler için aşağıda harika Yahya Kemal Beyatlı Sözleri sözlerini derledik. Bu içerik, kısa ve uzun seçeneklerle etkileyici bir şekilde duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Yeni ve güzel ifadelerle zenginleştirilmiş bu Yahya Kemal Beyatlı Sözleri, sosyal medya platformlarında paylaşım yaparak dikkat çekmenize yardımcı olacak. Unutmayın, asksozlerikisa.com.tr de bulacağınız bu sözlerle, günlük mesajlarınıza anlam katabilirsiniz.



Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden, birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.
Gürlemiş Topkapı’dan bir yeni şiddet daha şanlı namıyla, büyük top, denilen ejderha.
Dönülmez akşamın ufkundayız. Vakit çok geç; bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç!
Şiirde lisan, zevk, fikir, mazmun, her şey eskir, yalnız aşk eskimez her dem tazedir.
Sanat şahsi oldukça şahısların renk renk bir kalabalık olduğu anlaşıldı.
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler; bilinmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
Türk ülkesinde hayat hür, saf, nefis idi. Türkler hayattan birer şarkı gibi geçiyorlardı. Diğer ülkelerde Türk gençleri gibi kahraman, Türk kadınları gibi güzel, Türk kızları gibi ince, Türk gibi hür yollu darbımeseller vardı.
Üstümüze zaman yağdı, hüznümüz ondan.
Kör bedbinlik bir milleti nasıl öldürürse sağır nikbinlik de bir zaaftır. Kavi olan, yenilmeyen yalnız azimdir.
Fethin en müspet ve en esaslı eseri vatanın yekpareliğidir.
Bir nesil evvelkilere mevhum saltanat tatlı bir hayal, milliyetler esasları üzerinde bir Türk milliyeti acı bir hakikat görünüyor. Bugün biz o merhumeye acı hayal, Türk devletine tatlı hakikat diyoruz.
Gönüldendir şikâyet kimseden feryadımız yoktur.
Yaşamak zevki nedir bilmez ölümden korkan.
Mazi yosunla örtülü bir göl ki yok dibi, mevsim serin ve bahçede yaprak yığın yığın.
Çünkü bir kıtada askerle değil, milletle durulur.
Sahte bir şiir iyi okunamaz. Olsa olsa mevzun cümlelerden mürekkep bir parçayı iyi kıraat etmiş olur.
İspat ettik ki bir zaman aşiretten cihangirane bir devlet çıkaran bu millet o cihangirane devletten bugün bir Türk vatanı çıkaracak kudrettedir.
Bir milletin dilini ifade edecek olan sanatkarın o milletin, bütün tarihinde dilinin geçirmiş olduğu Safhaları sadece bilmesi değil, benimsemesi lazımdır. Her millette olduğu gibi, bizde de kelimeleri şiir canlandırmış nesir sadece kullanılmıştır.
Geçmişte sevdiğimiz, hayran olduğumuz ve bağlandığımız şeyler yalnız güzellikler, iyilikler, doğruluklardır; yoksa çirkinlikleri, kötülükleri ve haksızlıkları sevmiyoruz.
Soğuk ay öptü beyaz ensesini, sardı her uzvunu bir ince sızı.
Yürü! Hür maviliğin bittiği son hadde kadar. İnsan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar.
Bir yoldu parıldayan, gümüşten, Gittik. Bahis açmadık dönüşten.
Güçlü olan, yenilmeyen yalnız azimdir.
Türkçe; ağzımızda, anamızın dili gibi helal ve güzel olmalı.
Toprakta tek bir medeniyet vardı: Türk medeniyeti.
Kalbim yine üzgün, seni andım da derinden geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden.
Şiir, ilham perisi ile baş başa kalınınca yazılır.
Bütün Türkler gibi İstanbullular da biliyorlar ki, millî hareket bütün bir cidali Osman’ın sancağını, Fatih’in tahtını, Selim’in hatırasını nisyandan kurtarmak içindir.
Ayrılmanın bıraktığı hicran derindedir!
Ya şevk içinde harap ol, ya aşk içinde gönül!
İnsan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar.
Sen neredesin, ey sevgili, yaz günleri nerde!
Medeniyette bütün idrakler ihtirasla mümkündür.
Bir tel kopar ahenk ebediyen kesilir.
Ölmek kaderde var, yaşayıp köhnemek hazin.
Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir.
Siyasette, doğru her zaman biraz geç söylenir.
Yer kalmadı beynimde hayale.
Medeniyette bütün idrakler ihtirasla mümkündür. Bugünkü Garp medeniyetini, kendiliğimizden tiksindirecek kadar, ateşli bir ihtirasla sevmeseydik idrak edemezdik.
Bütün bu amiller, gitgide, devleti Latinlikten uzaklaştırıyor, ekseriyeti şarklı, Hıristiyan ve Eski Yunancadan bozma bir dille konuşan halka mal ediyor.
Zihnim bu şehirden, bu devirden çok uzakta.
Ölmek kaderde var, yaşayıp köhnemek hazin/ Bir çare yok mudur buna ya Rabbe’l alemin.
Ölmek değildir ömrümüzün en feci işi, müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi.
Ey sevgi anladım bu uzaktan seda ile. Ömrüm yegâne lezzetidir hatıran bile.
Artık demir almak günü gelmişse zamandan, meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın!
Bugün Türklük tahlil devrinde değil terkip devrindedir.
Bazı yerler vardır ki ruh eser.
Ölenler öldü, kalanlarla mustarip kaldık.
Kalbimin takati yok, hem bu duyuş çok sürecek. Mavera başlamadan ben buradan ayrılayım.
Ankara’nın en çok İstanbul’a dönüş yolunu sevdim.
Kalbi olanların dili yok, dili olanların kalbi yok.