Sezai Karakoç Sözleri

Sizler için aşağıda harika Sezai Karakoç Sözleri sözlerini derledik. Bu içerik, kısa ve uzun seçeneklerle etkileyici bir şekilde duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Yeni ve güzel ifadelerle zenginleştirilmiş bu Sezai Karakoç Sözleri, sosyal medya platformlarında paylaşım yaparak dikkat çekmenize yardımcı olacak. Unutmayın, asksozlerikisa.com.tr de bulacağınız bu sözlerle, günlük mesajlarınıza anlam katabilirsiniz.



Geceye yenilmeyen her kişiye, ödül olarak bir sabah ve bir gündüz, bir güneş vardır.
Amentümüz, insanlığın ruhunu bir ruhul kudüs gibi diriltsin!
Gerçek söylemeyince sanki yok.
Senden ümidi kesmem, kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır.
Ahiret inancı, kitaplarda yazılı satırlar olmaktan öte geçmedikçe, dünya taparlık, madde tutsaklığı, yani, ruhun zindan karanlığına mahkumluğu sona ermeyecektir.
Ellerin yaz demekti Gözlerin yeşerirdi kalbimin baharında.
Baharı yaz uğruna tükettik ve papatyaları seviyor sevmiyor uğruna derken ömrü tükettik bir hiç uğruna.
Muhayyile ve aklın Allah’ı sınırlandırıcı veya bir surete bağlayıcı zaafını bilirim ve onunla savaşırım. Ona direnirim. Allah’ı aklımla kavrama, çerçeveleme donkişotluğuna girişmem. O’na sınırsız olarak gönlümü açmaya çalışırım.
Bütün şiirlerde söylediğim sensin. Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin.
Anne ölünce çocuk bahçenin en yalnız köşesinde elinde bir siyah çubuk ağzında küçük bir leke.
Seni öldürmeye gelen, sende hayat bulsun.
İnancın yarısı utançtır. Her şeyi tam olsa da utancını yitirmiş bir medeniyet, sağlıksızdır.
Bütün şiirlerde söylediğim sensin. Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın bellisin.
Siz bilmezsiniz, size anlatmak da istemem.
Ancak, umut umutsuzluğun olduğu yerde başlar.
Adalet mülkün temelidir. Peki adaletin temeli nedir?
Yol uzun, uzak. Kalbimizden başka pusula da yok gövdemizin cebinde.
İnsanlara gurur gelmesin, acizliklerini unutmasınlar diye Allah, ölümü yarattı. Bunu hiç unutmayarak, saatleri ve dakikaları, zamanı tam anlamıyla değerlendirmek: İşte bu dünyada bize düşen budur. Bundan ötesi bize ait değil.
Çağımızın üzerine çöken kâbus, materyalizm kabusudur.
Dünya kavgasına, dünya için ve dünya adına değil, Allah için katılma.
Hakikat, Adalet, Fazilet. İnat etmiyoruz, bunlarda ısrar ediyoruz.
Kendi elimizle cehenneme çevirdik kendi içimizi.
Hep suç bende değil Beni yakıp yıkan bir nazar vardır.
İnsanı putların köleliğinden kurtararak fıtratın medeniyetini kuran peygamberdir.
Yani sadece psikolojik müslümanlık, sadece sosyolojik müslümanlık veya sadece tarih içi müslümanlık yetmez. Her müslüman önce, kendi iç dünyasında müslüman olmalı, fakat ondan ayrılmaz bir şekilde toplum içinde ve toplum halinde de müslüman olmayı idrak etmeli. Ve nihayet bu psikolojik ve toplumsal muhtevaya mutlaka tarih şuurunu da eklemeli.
Ben insanın ruh, ruhun da bir tapınak olduğuna inanıyorum.
Diriliş; şeytanın topladığı ve uğursuzluk saçan her topluluğu dağıtma; Allah’ın ipine sımsıkı sarılan topluluğu kurma yolu, yöntemi, savaşı demektir.
Arzulanan zenginlik, at kumaş ve ziyafet. Yetmez olur insana bir gün elbet. Kapitalizmin de komünizmin de özgürlük türküleri, sahte türkülerdir. Köleler için, zincire vurulmuş kürek mahkumları için uyutucu afyon nağmeleridir. Boş avuntular, göz boyayan, dikkat dağıtan esaret aranjmanları.
Hayatı da şöyle yorumluyorum: hakikat savaşı ve karşı savaşlar, baş kaldırmalar.
Hayat sade olmalı, ama yalın olmamalı.
Bir gün gelecek, yine Yüce İslâm Milleti, bilinçlenecektir. Nerelerden nerelere geldiğini öğrenecek ve bu onu uyandıracaktır.
Aşırı umut umutsuzluktur.
Hayat bir ölümdür, aşk bir uçurum.
İnsan, kendini hakikate adadığı, ruhunu ona açtığı ölçüde insandır.
Ve son sözü hep alın yazısı söyler.
İlk insandan başlar hakikat tarihi, yani hakikatin bilinişi.
Anlaşılıyor ki, İslam aleminin kaderi, Türkiye’deki kördüğümün çözülmesine bağlı.
Allaha teslim olan eşyayı teslim alır.
Bugün yalnız yağmura tahammül edeceğim.
Yüksel bir kere daha ey ahir zaman ezanı.
Benim aşkım uymaz öyle her saza.
Başarı, hayata tapmakta değil, hayatın hakkını vermektedir.
Allah korkusu, ruhu istila etmiş tutsaklığı vuran silah, onu ikiye bölen kılıçtır.
İçimde ölen öldü, kalan kaldı, ben aynı.
Kadının üstün olduğu ama mutlu olmadığı. Günlere geldim bunu bana öğretmediniz.
Herkes gibi olmak, olmayacak bir şey. Herkes gibi olmak, olmamak gibi bir şey.
Göz seni görmeli ağız seni söylemeli, bütün deniz kıyılarında seni beklemeli.
Ne mutlu meşalesi Kur’an olan bir ümmete!
Müslümanların kendine dönüşmesi, başka bir kültüre dönüşmelerinden belki daha güç, ama tek kurtuluş umutları olacaktır.