Sevgiliyle Fotoğrafın Altına Yazılacak Sözler
Seninle karşılaştım ya. Birileri sanki benim için dua etmiş.
Sevgiyi yüreğimde seninle birlikte keşfettim. Seni çok seviyorum.
Sen; en güzel şiirlerin bile kuramadığı kafiyesin.
O kadar güzel gülüyordu ki; sevmesem ziyan olacaktı.
Sen hayalini kurup sonunda bulduğum, o hayallerimdeki adam değilsin sen karşıma çıkıp bana aşkı hayal ettiren ilk sevgilisin.
Varsın iki göz odalı bir evimiz olmasın yeter ki senin iki gözün bende olsun.
Ben âşık olduğum adamın âşık olduğu kadınım.
Aşk senin gülüşünde saklı…
Ben gökyüzü olsam sana kuş olmak yakışır.
Birinin gözlerine bakmak onun rüyalarına girmeyi göze almak demektir. Sevmeye kabiliyetin yoksa o gözlere bakmayacaksın.
Sensiz bir gün daha akşam oldu. İçim el vermiyor. Biz buna gün demeyelim.
Seni tanıdığım gün ömrümün en güzel günüydü be adam.
Gecenin karanlığında, güneşin ışığında, suyun damlasında, selin coşkusunda, kimi yanımdasın kimi rüyamda, ama hep aklımdasın sakın unutma.
Misafir olarak geldin sanmıştım gönlüme. Meğer ev sahibi olacakmışsın bütün ömrüme.
Seni sevmenin verdiği o güzel yolda her gün daha sağlam yürüyorum.
İkimizi bir kefene saralar, bir kabirde sır olalım sevdiğim.
Ben seni ne ara bu kadar çok sevdim.
Senin şerefe kaldırdığın kadehi ben hep mutluluğa kaldırdım… Çünkü senin şerefe benim ise mutluluğa ihtiyacım var.
Gözlerime bakarken gözlerinin içi gülüyordu, nasıl sevmezdim?
Bir lades tutuşsak, nesine desen, sesine derim. Bilirsin yüzün aklımdadır hep, ben sesini özlerim.
İkiden bir çıkınca bir kalırmış. Yalan! Sen gidince ben kalır mıyım sanıyorsun?
Sen, yaşamın en karmaşık olduğu dönemde karşıma çıkan ışıksın.
Sen benim şarkınsın, herkesin dili dönmez.
Misafir olarak geldin sanmıştım gönlüme. Meğer ev sahibi olacakmışsın bütün ömrüme.
Sen aklım ve kalbim arasında kalan en güzel çaresizliğimsin.
Sensin, kalbim değildir. Böyle göğsüme vuran. Sabahattin Ali
Ben seni bu yaşımda yaşamın tam ortasında öylesine değil ölesiye seviyorum.
Yanağında açan güle âşık oldu bu can.
Sevdim. Çünkü bir tek ona sarılınca yuva gibi kokuyordu içim.
Sen benim hiç bıkmadan saatlerce seyre daldığım, tövbe tutmayan en tutkulu sevdamsın.
Ne kadar seviyorsun dersen nar kadar derim. Dışımda bir ben görünürüm içimde binlerce sen dökülür.
Sen benim en güzel iyikilerimsin.
Canıma karışmışsın sevgilim.
Sen bile bilemezsin gülüşün ben de kaç bahar eder.
Burası gönül demliği yar. Dile dua, çaya dem, yüreğe kıdem. Aşk’a vefalı olan gelsin.
Çaya birazcık dem, bana da birazcık sen lazım.
Hatalı olduğumda beni sev. Korktuğumda beni sar. Ve gittiğimde tut. Çünkü ihtiyacım olan her şey sensin.
Öyle uzaktan seyretme adına hayran olduğum yar. Buyur gel ömrüme, ömrüm, ömrün olsun. Mevlâna
Bir umutla beklediğim en güzel yarınsın.
O senin neyin olur dediler. Uzaktan dedim, uzaktan; yandığım olur kendisi.
Sensiz geçen günlerimin kazası yok sevgilim.
Sen benim yaşama sebebimsin benim son nefesimsin sebepsiz gözyaşlarım kurduğum tek hayalimsin sen benim cennetimsin.
Sen benim bugünüme şükür ve yarınıma dua edişim, azla yetinişim, çoğa göz dikmeyişimsin aşkım.
Ey yar! Seninle ölmeye geldim. Ateşsen yanmaya yağmursan ıslanmaya, soğuksan donmaya geldim. Mevlâna
Ben senin sesini duyunca göğsümden bir güvercin sürüsü gökyüzüne havalanıyor.
Dünyadaki herkesin parmak izinin farklı olması, kimsenin sana benim gibi dokunamayacağının kanıtıdır.
Maviye de sevdalıyım, gökyüzüne de denizlere de. Ama en çok sana hep sana!
Bu yolu birlikte yürüyelim, sonunda ne olacağını bilmesek bile.
Onun adını bir yerde tesadüfen görürsün de yüz ifadeni kontrol etmeye çalışırsın ya hani. Öyle işte!
Ben senin en çok sesini sevdim. Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi.
Çünkü her bir zerrem aşık her bir zerrene.
Bunca yalanın, bunca talanın, bunca riyanın arasında sen. Ne güzel duruyorsun ömrümün ortasında.
Gecemi aydınlatan yıldızımsın sevdiğim.