Sevgiliye Romantik Sözler
Bir çift göze aşık ve diğer bütün gözlere körüm.
Kanaya kanaya iyileşir bazı yaralar. Aşk gibi, ihanet gibi, yalnızlık gibi. Geç olur, güç olur ama sonunda mutlaka olur.
Kim bilir hangi akşam güneşle beraber bende söneceğim kim bilir hangi ellerden son suyumu içeceğim belki göremeden öleceğim fakat yine de seni ‘ebediyen seveceğim’.
Ey canımın sahibi Yar! Sen benimle olduktan sonra kaybettiklerimin ne önemi var. Mevlâna
Hep aklıma geliyorsun. Bak gördün mü senin de gidecek yerin yok.
Ona bakıp kıyamamak mı yoksa bakıp da doyamamak mı aşk.
Öyle bir sev ki beni ben bile kıskanayım kendimi.
Yağmur başlayınca gelse de ıslansak diyeceği biri olmalı insanın.
Üzülme değmez sözünü duymaktan sıkıldım. Değmeyenlere zaten üzülmem. Üzüldüğüm şey değme yenlere yüreğimin değmiş olmasıdır.
Bir gün herkes gider mi acaba. Evet sen kalbinde büyüttükçe onlar da büyürler ve sığamayacaklarını anlayınca giderler.
Okyanusta ölmez de insan, gider bir kaşık sevdada boğulur.
Aşk tüm dünya insanlarının içinde sana tanıdığım ayrıcalıktır.
Seni kokundan öpüyorum.
Güller hep ellerinde açsın ama dikenleri batmasın. Sevda hep seni bulsun ama seni yaralamasın mutluluk hep yüreğine dolsun ama beni unutturmasın.
Güneş altında söylenmedik söz yokmuş. Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi.
Öyle çok yanar ki için dünyadaki bütün suçları işlediğini sanırsın. Oysa sadece sevmişsindir.
Sen benim görmek için, bakmaya gerek bile duymadığım ezberimsin.
Sen hep gülümse ki yüreğinin güzelliği gülüşlerinde canlansın.
Aynı şehirde sen varsın, ben varım, biz yokuz. Ne acı dimi.
Zamansız gelme elim kolum dağınıksa sarılamam.
Dün bir şarkı çıktı radyoda, yarısına ben eşlik ettim yarısına gözlerim. Söylemek çok acıtıyor ama ben seni çok özledim.
İçin ağlasa da kim duyar seni? Kim anlar dışarıdan olup biteni? Leyla’nın yüzünü görenler bilir: Mecnun’un kalbine batan dikeni!
Gül bahçesinde geçse de ömrüm, inan üstüne gül koklamam gülüm, seni koklamak olsa da ölüm, uğrunda ölmeye değer gülüm.
Gün bir gün, sevdalanmış geceye gecede yakamoz düşürmüş denize o günden bugüne geceyle gündüz ayrılmaz olmuş ta ki güneş tutulup gölge düşürene dek sevdalara.
Allah’ım beni öyle bir sonbahar ayazı öldür ki, sevdiğim mezarıma koyacak tek bir gül bile bulamazsın.
Mutlu olduğunu görmek çok güzel sevgilim sen daima mutlu ol ben işte o zaman acı hayatımda ufakta olsa mutluluklar yaşarım sevgilim.
Cam kırıkları gibidir bazen kelimeler; ağzına dolar insanın. Sussan acıtır, konuşsan kanatır.
Gözlerin nehir kirpiklerin köprü olsa. Ben üzerinden geçerken ipler kopsa ve düştüğüm yer dudakların olsa.
Sen geleceğimizin mutluluğu mazilerimizin unutulmaz insanı olarak kalacaksın sevgilim seninle ben.
Şarkılara neden parça dendiğini biliyor musun? İhtiyaç duyduğunda bazıları eksik yanını tamamlıyor.
Yağmalandı kalbim ömrüm her şeyim. Kurşuna dizdiler anılarımı yenik düştüm bu savaşta neyleyim bir mezar nasılsa işte öyleyim.
Sol yanımın en güzel ağrısı iyi ki varsın.
Ben seni saçlarının beyazladığı günü görmek isteyecek kadar çok ve delice.
Mevsimin suçu yok. Yokluğun soğuk.
Gönül, han değil dergâhtır. Paldır küldür girip çıkılmaz, günahtır!
Kalbimi sana emanet etsem korur musun? Dilimin ucundaki cennet sevdamın sonundaki ömrüm olur musun?
Sana şiir yazmak ne haddime. Varlığın şiir zaten.
Ben seni bu yaşımda yaşamın tam ortasında öylesine değil ölesiye seviyorum.
Seni düşünür seni özlerim sevgilerin özlemlerin derinliğinde ne olur kır şeytanın bacağını bir kez beni hatırla, bir sonbahar serinliğinde.
Sarı giyer güneş olursun mavi giyer deniz olursun siyah giyer matem olursun kim bilir belki bir gün beyaz giyer benim olursun.
O kadar güzel bakıyorsun ki bazen bütün dünya kör olsun istiyorum.
Seni düşünürken içim geçmiş, severken de ömrüm.
Öperken kokusunu içine çektiysen, özlerken burnun direği sızlar!
Paslı bir yalnızlıktı avuçlarımda, ardımda bir yürek yükü rüzgâr. Ne zaman sevmeye koyulsam, doğrulup çoğaldı ayrılıklar.
Ne insanlar tanıdım yıldızlar gibiydiler. Hepsi göklerdeydi, parlıyordu. Ama ben seni, güneşi seçtim. Bir güneş için bin yıldızdan vazgeçtim.
Yorgunum, hiçbir şey bilmiyorum tek istediğim yüzümü kucağına koymak başımın üzerinde dolaşan elini hissetmek ve sonsuza dek öyle kalmak. Franz Kafka
O kadar yoruldum ki artık hiçbir şeye şaşırmıyorum. Ve umurumda değil hiç kimse, ne halim varsa görmekle meşgulüm.
Saçlarından ödünç ver. Dört bahar geçti. Çiçek kokusu öpmedim. Çok oldu mutluluktan vazgeçeli. Gülüşünden ver ömrümden al.
Ve ben dilek tutmadım hiç. Hep dua ettim, ömrüm ömrüme nasip olsun diye!
Seni sevmek; olmayacak bir nedeni, gelmeyecek bir gideni, beklemek gibi.
Tünelimin sonu sensin sevgilim, tüm karanlığımın söndüğü yer sensin.
Yalnızlık insana çok şey öğretirmiş, ama sen gitme ben cahil kalayım.
Öyle bir çık ki karşıma her baktığımda ilk defa görüyormuşum gibi az kalsın ölüyormuşum gibi hissedeyim seni.