Reşat Nuri Güntekin Sözleri

Sizler için aşağıda harika Reşat Nuri Güntekin Sözleri sözlerini derledik. Bu içerik, kısa ve uzun seçeneklerle etkileyici bir şekilde duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Yeni ve güzel ifadelerle zenginleştirilmiş bu Reşat Nuri Güntekin Sözleri, sosyal medya platformlarında paylaşım yaparak dikkat çekmenize yardımcı olacak. Unutmayın, asksozlerikisa.com.tr de bulacağınız bu sözlerle, günlük mesajlarınıza anlam katabilirsiniz.



Sen yine de bir parça benimdin, ben bütün ruhumla senin.
Artık kalbim öldü. Sevmeye kudretim kalmadı.
Evet, insanın bir cenaze arkasında yürüdüğü zaman, dünya hırslarından en temizlendiği zamandır.
Sevmek denen şeyin rolü bu kadar insanı yakıp titretecek bir şey olursa kendisi kim bilir neydi?
Ölüm öyle bir şey ki insanı en büyük düşmanlarıyla barıştırıyor.
Dünyada, bir parça iyilik edebilmekten daha güzel bir şey olmuyor.
Felaketi ağır ağır haber vermek testere ile adam kesmeye benzer.
Hastalar gibi, mesut olanlara da geceler öyle uzun geliyor ki.
Onun fikrinde insanlar, yalnız yaptıkları işten, düşündükleri şeyden değil, gördükleri rüyadan bile mesuldürler.
İnsan ne kadar acı olursa olsun bir mecburiyeti kabul ettikten sonra içine sükûn ve tevekkül geliyor.
Kolayca teselli edilecek dert insanı böyle ağlatmaz.
Sarı insanların hepsi vefasız oluyor, hepsi insanı başka türlü üzüyor.
Siz beni insanlıktan, saffetten, samimiyetten, sevdadan iğrendirdiniz.
İnsan ancak kaybettiği yahut kaybetmek üzere olduğu şeyleri böyle birdenbire sevmeye başlar.
Yürümeye başlamış fikirleri yollarından alıkoymak mümkün değildir.
Galip insanlar için iyi ve merhametli olmak ne kolay ve şık bir jesttir.
Çalışmak, bütün ruhuyla, kendini başkalarına vermek ne güzel şey!
Saadeti saklamak, derdi saklamaktan çok daha güç.
Saklamaya çalışma nafile. Sevda, çocuk gözlerinden uyku gibi akıyor.
Memleketin ancak okuyup yazmakla kurtulacağına inananlardanım.
Düşmesini istemeyen, zamana ayak uydurmasını bilmeliydi.
Evet, bu uçsuz bucaksız yolda ne kadar ilerlerseniz dönüp dolaşıp hep aynı yere varacaksınız.
İnsan birini sevmek felaketine uğradı mı esir gibi bir şey oluyor.
Yalnızlık haddizatında insana güç gelen bir şeydir.
En uzun, en çaresiz geceni düşün. Sabah olmadı mı?
Hiçbir kadın bu kadar derin bir duygu ve ihtiyaç ile sevilmemiş, aranmamış ve düşünülmemiştir.
Hiçbir şey maziyi musiki parçaları kadar kuvvetle canlandırmıyor.
İnsan için, her şeyi söylerler. Ne çıkar? Elverir ki, vicdanı temiz olsun.
Zaten kafaları değiştirmeden idareyi değiştirmek öyle pek tamah edilecek bir netice vermiyor.
Bir hayale esir olan insanlar delilerin en büyükleridir.
Derler ki; aşk, birine seni yok etme kudreti verip, bunu kullanmama hususunda ona itimat etmekmiş.
Uğranılan haksızlıklara ve hakaretlere koyun gibi tahammül etmemek insanlığın başlangıcıdır evlat.
Ne arsız gönlüm var benim? Etrafımdaki insanları ne kadar çabuk seviyorum.
Çok sevmek yetmez mühim olan güzel sevmek.
Bir zehri insan, bir kere yutmalı ya ölür ya kurtulur.
Yaşamak hakikaten doyulmayacak kadar tatlı bir şey.
En eski tarihlerden beri din, daima zulme ve fesada alet olmuştur.
Ne bileyim, insan kalbi, öyle anlaşılmaz bir şey ki!
Üşümek mi? İnsanın içinde güneş yanarken üşümek mi?
Yara sıcakken acımaz, hemşireciğim. Hele bir kere soğumaya başlasın. Sen bak, seyret o kızcağız nasıl yanıp yakılacak?
Her şeye rağmen sen bir parça benimdin. Ben bütün ruhumla senin.
Mektepteyken hayallerimiz olmayacak rüyalarla doludur. Sonra hayat birer birer onların icaplarına bakar.
Fakat yüreğimdeki gizli yaralar vücudumdakilerden çok daha derindi.
Halis muhabbet kavgasız, gürültüsüz olmaz derler.
Acımak bir süre sonra hissizleştiriyor insanı.
Ayrılık, kuvvetli aşkları büyütür, hasta olanları büsbütün öldürür.
Hokkabazın yumurtasında olduğu gibi, sözlerde de meseleler iç içedir.
İnsan sevdiğinden uzak olursa onun sitemlerini bile hoş görür.