Özel Mesajlar

Sizler için aşağıda harika Özel Mesajlar sözlerini derledik. Bu içerik, kısa ve uzun seçeneklerle etkileyici bir şekilde duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Yeni ve güzel ifadelerle zenginleştirilmiş bu Özel Mesajlar, sosyal medya platformlarında paylaşım yaparak dikkat çekmenize yardımcı olacak. Unutmayın, asksozlerikisa.com.tr de bulacağınız bu sözlerle, günlük mesajlarınıza anlam katabilirsiniz.



Bazı aşklar okyanus gibidir. Görmesen de sonunun bir yerde bittiğini bilirsin, şimdi okyanuslar bile kıskanır sana olan sevgimi, görmesem de biliyorum sonunu sonsuza dek bitmeyecek.
Ve aşk… Herkesi ona benzetip, Kimseyi onun yerine koyamamaktı.
Gölgeler düşse de yüreğinin üstüne güneşini sakın söndürme, umut yoksa yarınlar uzak kalır insana, unutma bir sen daha yok bu dünyada…
Ne içimde seni unutmak gibi bir his var… Ne de aşkımı körükleyen bir rüzgâr… Ne seni görmeyecek kadar güçlüyüm… Ne de görmeye dayanacak kalbim var.
Sen geçmişin herhangi bir yolsuz sevdası diye anıyorsun beni oysa ne yollar aradım o sevdaya ama bilmiyorsun çocuk bilmiyorsun…
Aşkın dili duadır. Her dua sevgiliye yazılmış bir aşk mektubu gibi olmalıdır.
Alaca karanlığı sevmem ben ya gündüz olmalı ya gece. Kurşun ya alnından vurmalı ya da namluda kalmalı. Yar dediğin ya senin gibi olmalı ya da hiç olmamalı.
Ya girmeli hançer sonuna kadar ya da kınından hiç çıkmamalı, yarı gönül vermemeli sevgili sonunda sevmeyecekse hele yarı dudak hiç doyasıya öpmeyecekse!
Hüsranı ise bir tek yerde kabul ediyorum. Yaşamak varken yaşayamamış olmakta…
Ben seni bir kum tanesine adını yazacak kadar değil sahildeki tüm kum tanelerine adını yazacak kadar çok seviyorum.
“Çok” sevilmeye değil, “hep” sevilmeye ihtiyacım var.
Dünyanın neresine gidersem gideyim gönlümün başkentinde oturanla bağlantımı koparamıyorum.
Düşlerini düşleyerek yaşamak, senden nefret ediyorum derken seni sevmek, var olmayan ömrümün tamamını sana adamak, sonra göğsüne yaslanıp seni düşlemek ve sevmek kalbinin sonunu bilmeden içine bakarak…
Bir destan yazar gibi durmadan gündüz gece ben hep seni yazmışım yüreğime gizlice.
Hayat bir tiyatro dediler bana bir rol verdiler en acısı benimki idi önce sev sonra terk et dediler.
Ey canımın sahibi Yar! Sen benimle olduktan sonra kaybettiklerimin ne önemi var.
Ne zaman tutsam ellerini gözlerimin önünden mevsimler geçer, ne zaman gözlerin gözlerime değse samanyolundan bir yıldız düşer.
Bugün bir çiçekçinin önünden geçerken bir çiçek ben çok güzelim beni al diyordu. Onu aldım ama güzel olduğu için değil seni gördüğünde utansın diye.
Aşkım var dağlar bilemez, sevgim var kimsenin aklı alamaz, birde sen varsın ya bir tanem dünyada kimse böyle sevemez…
Bütün şairler sana mı aşıktı ki her okuduğum şiirde, dinlediğim ezgide sen vardın.
Bir görünüp bir kaybolmak ayın ve yıldızların işidir sen insansın. Hatırladın mı?
Biz her ne kadar sosyetenin cilalı taşlarında dans etmesini bilmesek de soğuk dolunayda şeytanla azraille dans etmesini iyi biliriz.
Paylaşmanın asaletini hiçbir zaman bencilliğin çirkinliğine tercih etme ve öyle bir arkadaş seçki sen onun için ölümü düşündüğünde o senin için çoktan ölmüş olsun…
Ey ay felek harap olmuş alt üst olmuş senin için. Bizi öyle harap, öyle alt üst ediyorsun etme. Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi. Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme. Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan. Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme.
Tabağına yiyebileceğin kadar yemek, hayatına sevebileceğin kadar insan al. İsrafın lüzumu yok.
Eğer yapamayacağınızı düşünüyorsanız, haklısınız. Yapamazsınız.
Ben seni deli gibi sevdim, sen beni deliyim diye sevmedin.
Sen benim görmek için, bakmaya gerek bile duymadığım ezberimsin…
Sevgi sevilen kişiye sunulan bir armağandır kabul edilmesi ya da geri çevrilmesi önemli değil önemli olan sevginin sunulmuş olmasıdır.
Madem sevmiyorsun o zaman sahip çık gözlerine! Dönüp dolaşıp değmesinler gözlerime.
Depremle girdin gönlüme, fay hattı çizdin yüreğime, artçılar hala devam etmekte, özlenmektesin bir tanem dokuz nokta dokuz şiddetinde.
Aşktan yana yaşadıklarımı bilseydin eğer, halen sevebiliyor oluşuma AŞIK olurdun…
Özlemek ölmekten sadece iki harf fazla be çocuk…
Sen seni seveni görmeyecek kadar körsen oda sana sevgisini söylemeyecek kadar gururludur.
Kalbim ellerinde bir kalem ister mutluluk yaz bana ister elem.
Bir aptalın sizi öpmesine izin verin ama bir öpücüğün sizi aptal etmesine asla.
Uzaklıklar küçük sevgileri yok eder büyükleri ise yüceltir. Tıpkı rüzgârın mumu söndürüp ateşi yükselttiği gibi…
Sonra gülüşün geldi aklıma ve içimden dedim ki; yine gelsen yine severim seni.
Bir ilk gibi yaşayacağım içimde, kalan son sevgi parçasını seninle, sakın ayrılmayalım aşkım ölsem bile ellerinde
Seni çok özledim. Seni her özlediğimde kalbime bir yıldız çizdim. Seni ne kadar özlediğimi bilmek ister misin? Sayende bir gökyüzüne sahibim canım.
Ne olurdu bir yaprağın daha olsa, bak sevmiyor işte hain papatya.
Acılarımı bile tatlandırıyor aşkın. Yıkıma terkedilmiş kalemin bütün hücrelerine sürülmüş iksir gibisin.
Tatlı biri var sevilmeye değer, güzel biri var görülmeye değer, iyi dostlar var özlenmeye değer, ama biri var ki can vermeye değer!
Geçici öfkelerimizle kalıcı aptallıklar yaparız, ismini de ‘Kusura Bakma’ koyarız.
Duyuyorum sana dokunmanın ezikliğini ve düşünüyorum âşık olmanın rezilliğini inan yanındayken çekiyorum en çok hasretini.
Aşk bir tiyatro dediler herkese bir rol verdiler en zoru bana düştü seni unutmamı istediler.
Sevdiğim insanlara kızabilirdim. Eğer sevmek bana mahzun durmayı öğretmeseydi.
Ne varsa aradığım bil ki sende bulmuşum… Senden öncesi yoktu, seninle var olmuşum… Sende bütün umutlar, sende bütün duygular… Beni sende arama, ben artık senin olmuşum.