Nikola Tesla Sözleri

Sizler için aşağıda harika Nikola Tesla Sözleri sözlerini derledik. Bu içerik, kısa ve uzun seçeneklerle etkileyici bir şekilde duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Yeni ve güzel ifadelerle zenginleştirilmiş bu Nikola Tesla Sözleri, sosyal medya platformlarında paylaşım yaparak dikkat çekmenize yardımcı olacak. Unutmayın, asksozlerikisa.com.tr de bulacağınız bu sözlerle, günlük mesajlarınıza anlam katabilirsiniz.



Bütün canlılar evrenin çarkında iç içe geçmiş dişlilerdir.
Cehaletle savaşmak, savaş meydanında ölmekten daha görkemli olacaktır.
Yıldırım başlı başına bir sonat olabilir. Binlerce yıldırım ise bir konserdir.
Tarihin başlangıcından bu yana gerçekleşen bu en büyük savaştan (II. Dünya Savaşı) yeni bir dünya doğmalıdır –insanlığın fedakarlıklarını haklı çıkaracak bir dünya. Bu yeni dünya da zayıf güçlünün, iyiyse kötünün suiistimaline uğramamalı; fakir zenginin şiddetiyle aşağılanmamalı. Zihnin yaratımları, bilim ve sanat, topluma insanlığın daha iyi ve barış içinde yaşaması için hizmet etmeli, bireylerin bencilce servet edinmeleri için değil. Bu yeni dünya mazlumun ve hor görülenlerin değil, onur ve saygınlıkta birbirine eşit özgür insanlarla ulusların dünyası olmalı.
Benim beynim sadece bir alıcıdır (reseptör). Evrende, bilgiyi, gücü ve ihamı ondan aldığımız bir öz var. Bu özün sırlarına nüfuz etmedim, ama var olduğunu biliyorum.
Hep yeni heyecanlara açızdır ama çok geçmeden onları kanıksar ve kayıtsız kalırız. Dünün mucizeleri bugünün sıradan olaylarıdır.
Pek çok kişi dış dünyanın seyrine o denli kapılmıştır ki, kendi içinde olup bitenlerden tamamen habersizdir.
Nefretiniz elektriğe dönüştürülebilseydi, bütün dünyayı aydınlatırdı.
Sınırlı zihinlere, sınırsız güç vermek zordur.
Yalnız kalın, icadın sırrı buradadır. Yalnız kalın, fikirler buradan doğar.
Kutsal kitapları okuyup anlamayan dindar, okuyup anlayan Ateist olur.
İnsan kalbini, bir mucidin kendi beyninin yarattığı bir ürünün başarıya ulaştığını görmesinden daha fazla heyecanlandıran bir şey olduğunu düşünmüyorum. Bu tür duygular insana yemeyi, uyumayı, arkadaşları, aşkı, her şeyi unutturuyor.
Evrenin gizemini anlamak istiyorsanız, enerji, frekans ve titreşim cinsinden düşünün.
Eksik gözlem cehaletin bir türüdür ve mevcut pek çok kavramla aptal düşünceden sorumludur.
Hepimiz hata yaparız ama hatayı işe koyulmadan yapmak en iyisi.
O kadar cahilsiniz ki, dininiz var diye ahlaka ihtiyacınız kalmadığını sanıyorsunuz.
Yirmi birinci yüzyılda robotlar, antik medeniyetlerdeki kölelerin yerini alacaktır.
Hayatımdaki olayları gözden geçirince kaderimize şekil veren etkenlerin nasıl da gizli yerlerde olduğunu fark ediyorum.
Paranın başkaları için taşıdığı anlam, benim için bir şey ifade etmiyor. Ben bütün paramı, insanoğlunun hayatını kolaylaştıracak icatlar yaptığım deneylerime yatırdım.
İnsan imkansızı başarabilir sözü yetersizdir çünkü insan imkansızın da ötesine ulaşabilir.
Hepimiz tekiz. Egolar, inançlar ve korkular bizi ayırıyor.
Hareket halindeki bir kütle, yönünün değiştirilmesine direnecektir. Aynı şekilde dünya da yeni fikirlere karşı çıkar. Fikrin öneminin ve değerinin kavranması zaman alır.
Bırakın doğruları gelecek söylesin ve herkesi eserlerine ve başarılarına göre değerlendirsin. Bugün onların olsun; ama uğrunda çok uğraştığım gelecek, benimdir.
Yalnız olun, icadın sırrı budur. Yalnız olun, fikirlerin bulunduğu zaman budur. Yalnız olun, olgunlaşacağınız an budur.
Erdemlerimiz ve kusurlarımız birbirinden ayrılamaz, güç ve madde gibi. Onlar ayrıldığında insan bir hiçtir.
Şu kaçınılmaz bir sonuçtur ki kendi zamanının ötesinde olan yol gösterici, anlaşılamayacak ve hayal kırıklığına uğrayacak, acı çekecektir; gelecek nesillerin daha yüksek takdiri ile memnun olacaktır.
Başladığım şeyi illa bitirmek gibi bir saplantım vardı. Bir keresinde Voltaire’nin eserlerini okumaya başlamış ve o canavarın gün boyu yetmiş iki fincan sade kahveyi devirerek yazdığı, küçük harflerle basılmış yaklaşık yüz kitaplık bir külliyatı olduğunu öğrenince gözüm korkmuştu. İlla ki okunacaklardı ama son kitabı bitirip masaya koyduğumda çok memnun olmuş ve bir daha asla! Demiştim.
İnsanlar birbirlerini öldürmek gibi vahşi eylemleri sürdürdükleri müddetçe gelişimin önü kapalıdır!
Elektriğin tam olarak ne olduğunu anladığımız gün çok büyük, insanlık tarihinde görülmüş en önemli olaya tanıklık edeceğiz.
Doğanın elinden, tüm zorluklara rağmen, hayatımı riske atma pahasına kopardığım o tek giz uğruna, doğanın kazara denk geldiğim binlerce sırrını feda ederdim.
Sonsuza giderken bütün kuvvetler mükemmel bir uyum yakalar. Bu sebeple tek bir düşüncenin enerjisi, evrenin devinimini belirleyebilir.
Düşünmek için aklı başında, derin düşünmek için oldukça deli olmalısın.
Her gün keşfetme umuduyla – kim olursa olsun birilerinin, süregelen asıl sorunlarımıza çözüm bulacağı umuduyla- işimize gidiyor ve ertesi gün yeniden şevkle işimizin başına dönüyoruz; başarısız olsak bile çabalarımıza boşa değildir, çünkü bu gayretlerden, bu uğraşlardan, saatlerce tarifsiz keyif almış ve enerjimizi insanlığın yararına kullanmışızdır.
Barış ancak evrensel bir aydınlanma ve milletlerin bir araya gelmesinin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkabilir; biz hala bu huzurlu gerçeklikten çok uzağız.
Fikrimi çalmaları mühim değil… Asıl mühim olan kendi fikirlerinin olmaması.
Mucitlerin evlenmeye vakti yoktur.
Bilim insanı hemen sonuç elde etmeyi amaçlamaz. O bu ileri fikirlerin kolayca ele alınacak olmasını beklememelidir. Onun çalışması tohumu eken birisi gibi olmalıdır – gelecek için. Onun görevi sonraki gelenler için zemin hazırlamak ve yol göstermektir. O yaşıyor, uğraşıyor ve umut ediyor olmalı.
Paranın başkaları için taşıdığı anlam, benim için bir şey ifade etmiyor.
Çok yakında kablosuz olarak dünyanın her yerine mesaj iletmek öyle kolay olacak ki; herkes kendi aygıtını yanında taşıyıp çalıştırabilecek. Bu konuya inancım öyle sağlam ki.
Dünyanın en büyük kötülüğü cehalettir. Cehaletten kaynaklanan bu direnç ancak bilginin aktarılması ve insanlığın heterojen unsurlarının birleşmesiyle mümkün olacaktır. Bu amaç uğruna hiçbir emek boşa harcanmış olmaz.
Cehalet, önyargı ve atalet fikrin erken gelişimine ket vurur. Samimiyetsiz bileşenler ve bencil sömürücüler itibarını zedeler. Düşmanları ona saldırır ve onu yargılar. Ama en nihayetinde bütün bariyerler yıkılır ve yeni fikir yangın gibi yayılır.