Murat Menteş Sözleri

Sizler için aşağıda harika Murat Menteş Sözleri sözlerini derledik. Bu içerik, kısa ve uzun seçeneklerle etkileyici bir şekilde duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Yeni ve güzel ifadelerle zenginleştirilmiş bu Murat Menteş Sözleri, sosyal medya platformlarında paylaşım yaparak dikkat çekmenize yardımcı olacak. Unutmayın, asksozlerikisa.com.tr de bulacağınız bu sözlerle, günlük mesajlarınıza anlam katabilirsiniz.



Yanılgılarımızın çoğu, düşüneceğimiz yerde duygulanmak ve duygulanacağımız yerde düşünmekten doğar.
Bir lafı nerenden anlarsan orana girer.
Kaderini çizerken cetvel kullanamazsın.
Gözlerindeki ayet derinliğini hayrına tafsir etsen ya!
Cennete ve cehenneme inanıyorum, çünkü ikisi de bu dünyada mevcut.
İntikam şarabi, yaraları ham olanlara şifa verir.
Aşk, gençlerin oynadığı fakat ihtiyarların bildiği bir oyundur.
Hakikat akılla değil, cesaretle bulunur.
Kader hem zamana [tarihe ve an’a] ve mekâna [uzaya ve vücudumuza] yayılan; hem de bizzat bizim ruhumuza, nefsimize, zihnimize, gönlümüze, vicdanımıza, bilincimize yani varlığımızı teşkil eden yoğunluk bölgesine odaklanan gerilimin adıydı. İyi ile kötü, günah ile sevap, helal ile haram, doğru ile yanlış, ümit ile korku, ödül ile ceza, cennet ile cehennem arasındaydık. İnanmak insanın en ince ve en keskin sınırda hareket etmesi demekti. Buna mukabil, teslimiyette, iradenin forsunu aşan bir imkân vardı ki bunu ancak terbiyeden sonra gelen olgunluk sayesinde kavrayabilirdik.
Bazı ihtimaller ihtimal olarak kalmaya mecburdur.
Şüphe oyuncak mı gerçek mi, boş mu dolu mu olduğunu kestiremediğiniz, sağa sola bakınan bir tabanca gibidir.
Yaş sezonluk bir duygudur.
Aşk hayalin çocuğu, hayal kırıklığının annesidir.
Günahkârlar, hoşgörülü ve özgürlükçüdür çünkü empati kurmalarına bir engel yoktur. Pişmanlık, bir aydınlanma anıdır ve tövbe hem bir psikolojik analiz hem de kendini bilmenin ideal görünümüdür. Şükür, güzellikleri keşfetmeye yönelik dikkatin gelişkinliğidir. Ayrıca, zamanla tatlanan acı hatıralar ile unutulan mutluluklar arasındaki farka denk gelen saçmalığı telafi eder.
Aşkımız senden uzun yaşadı. Ayrılığımız da benden uzun yaşar diye korkuyorum.
Yalnızsan yalanlar sana ilaç gibi gelir.
Evrende yalnız mıyız bilmiyorum ama dünyada yalnızız.
İnsan, kendi samimiyetinin altını çizmeye kalkıştı mı, ister istemez üstünü de çiziyor. Samimiyet, mahremiyetle mukayyet olsa gerek.
Yanlış çağda yaşamanın stresi içindeyim.
Çok sevmek, sonsuza dek kavuşamamak için en ideal yöntemdir.
Hani insan bazen gökte yabancı bir cisim görür de gözlerine inanamaz ya, yanındakine, ‘benim gördüğümü sen de görüyor musun?’ Diye sorar. Ben de seninleyken gözlerime inanamıyordum. Kulaklarıma inanamıyordum. Vücudumdaki hiçbir hücreye inanamıyordum. Kimseye soramıyordum da ‘benim gördüğümü sen de görüyor musun?’ Diye.
Dostlarımız; biz caddenin kenarında alevler içinde yanarken, karşıya geçip üstümüze işemeye üşenen kimselerdir.
Ateşin icadından önce olup cehenneme giden mağara adamının hayreti içindeyim.
Keşke sen de var olsan ben düşününce.
Bekar bir adam asla pişirmesi yemesinden uzun süren bir yemek hazırlamaz!
Son sözlerime şerh düşüyorum, korkma ben varım.
Hayatta sevmem dedin ya, bunun bir de öteki dünyası var, umutlanıyor işte insan.
Bir insan acıdan delirdiğinde, diğerleri onun acısını değil, deliliğini görürler.
Kartları kader karıştırır, biz oynarız.
Siyasetçiler din sömürüsüne devam ettikleri sürece, kafa kesenlerin getirdiği tekbir, minarelerden yükselen tekbiri bastıracaktır.
Yapabileceği tüm hataları yapıp hiç ders almamak” diye bir şey olmasaydı ben icat ederdim.
Seni unutma fikri bile sana kavuşma umuduna bağlanıyor içimde. Senden kaçış varsa bile kurtuluş yok.
Biz yetimler intikam iştiyakıyla doluyuzdur. Dehşeti dengelemeye yatkınızdır. Başkalarının öçlerini de almaya hevesleniriz. Yetimlik bize kanlı doğaçlamalar yapma cüreti verir. Suçlamakla ya da suç işlemekle kaybolmayan bir masumiyet imtiyazına sahibizdir.
Ölümden değil, gelecekten korkuyorum.
Daha çok düşünüp daha yavaş hareket etmek gerekir. Terbiyenin ilk şartı budur.
Kartları kader karıştırır, biz oynarız.
Ölümden korkuyorduk, çünkü insandık.
Herkesin üç kişiliği vardır; ortaya çıkardığı, sahip olduğu ve sahip olduğunu sandığı.
Bu kitapta anlatılan olayların hepsi gerçektir, fakat hiçbiri henüz cereyan etmemiştir.
Senin naz faslın, benim sabır süremi aşmasın lütfen.
Kalbinizde olup da hiç kimseye anlatamadığınız, dile getirilmesi imkânsız bir şey var ya; işte Allah onu biliyor, üzülmeyin.
Bütün şarkılarda senden bahsediliyormuş, onu fark ettim.
Biz, Nasreddin Hoca’nın torunlarıyız. Hep bir umut var içimizde. Ya severse?
Aşk insanın sadece psikolojisini ve kimyasını değil; tarihini, müziğini, coğrafyasını, edebiyatını, fiziğini, beslenme çantasının içindekileri, hayat bilgisini de değiştiriyor.
Kendimizi, parayla değil, okuyarak, öğrenerek, seyahat ederek, merakla, bilgiyle zenginleştirebiliriz.
Zamanla esnekleştim. Ulaşılması ve vazgeçilmesi en zor nimetin sükûnet olduğunu anladım galiba.
Rüyalar alınyazımızın ayrılmaz parçalarıdır.
Yanılıyorsunuz, Pinokyo yalanı değil, insan olma çabasını temsil eder.
Bildiğim bir şey varsa, gökyüzündeki bir kuşu köşeye sıkıştıramazsın.
İnsan boş bir tüfektir ama bakarsın bir gün patlar.
Tek kelimeyle zor, iki kelimeyle çok zordu.
Gökle bir olmadıkça, yerle bir oluyor insan.
Biz bu çağın fiyakalı kaybedenleriyiz.
Elli yaşındaki bir adam kendini otuz yaşında hissediyorsa, yirmi yılını boşa harcamıştır.