Meyhane Sözleri

Sizler için aşağıda harika Meyhane Sözleri sözlerini derledik. Bu içerik, kısa ve uzun seçeneklerle etkileyici bir şekilde duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Yeni ve güzel ifadelerle zenginleştirilmiş bu Meyhane Sözleri, sosyal medya platformlarında paylaşım yaparak dikkat çekmenize yardımcı olacak. Unutmayın, asksozlerikisa.com.tr de bulacağınız bu sözlerle, günlük mesajlarınıza anlam katabilirsiniz.



Rakıyı içince çok gülen ama sevdiği şarkı çalınca gözleri dolan insanları sevin.
Meyhaneler sakini ol; iç, mihrapları yak, Kabe’yi ateşe ver. Fakat ey insan, kendini cinsini incitme! Halide Edip Adıvar
Rakı cevabı bulmak için değil, soruyu unutmak için içilir.
Bende kül olan, kolay kolay tekrar alev almaz.
Rakı masası, kalbin anahtarının çözüldüğü tek yerdir. Bu yüzden adına çilingir sofrası denilir.
Rakıyı içmek marifet değildir. Marifet, adam gibi, demlenme zevki alacak biçim ve miktarda içmektir.
Bu da bize bir dedemizden yadigâr, gittiği yerler dert görmesin, gittiği yerde gül bitsin, dalında bülbül ötsün hem yarasın hem şifa versin, bütün sarhoşların kulakları, çın çın çınlasın.
Getir bir 70’lik Sebastian, maksat başımızda büyük bulunsun.
Rakı kadının gözlerini, erkeğin sözlerini güzelleştirir.
Meyhaneden masam kaldırıldı, karakoldan defterim dürüldü, savcı kalemimi.
Adabı vardır rakının. Önce kiminle içtiğini bileceksin, sonra kime içtiğini.
Sarhoşken dört kadın severim ben. İkisi annem, ikisi sen.
Bütün meyhaneler benim olsun. Benim olsun şişeler. Gözünden akan yaşı, mey diye içiyorum. Sen diye içiyorum.
Biz giden sevgilinin geri gelmeyeceğini 1938 yılında öğrendik. Bundandır içmemiz.
Biz aşkı öğrettik, onlar meyhane yollarını.
Biz kimleriz diye sorma, biz hayata boş vermişlerdeniz. Bize hayat nedir diye sorma, biz hayat deryasında yüzenlerdeniz. Bizi arama lüks meyhanelerde, bulamazsın. Biz dost şarabı içenlerdeniz. Bize dost, arkadaş nedir diye sorma, biz onlar için ölümüne gidenlerdeniz.
Her şey ve herkes yerli yerinde gerek; mecliste sefihe, meyhanede fakihe inanma.
Hayat seni A noktasından B noktasına götürür. Rakı ise her yere.
Önce kendine gel, sonra meyhaneye.
Yıkılsın dershaneler, açılsın meyhaneler.
Şarap kadının teninden, rakı kadının derdinden içilir derler. Çünkü şarap aşkın, rakı ayrılığın içkisidir.
Aşk, kadınları kuaföre, erkekleri meyhaneye sevk eder.
Olsa mesela; rakının yanında balık, insanın içinde umut, ülkenin başında Atatürk.
Kadın çok seviyordu. Adamsa o sevgiden habersizdi. Bir rakı masası geleneği olarak o gecenin şerefine kalktı bardaklar havaya. Yarasın, dedi adam. Haklısın, dedi kadın içinden. Yara’sın!
İçin kıpır kıpır, deniz kıpırtısızsa, vakit kerahet vaktidir. Kerahet vakti, rakının şart vaktidir.
Gözden uzak olan gönülde rakı olur!
Önce kendine gel, sonra meyhaneye, kalender ol da gir kalender haneye. Bu yol kendini yenmişlerin yoludur, çiğsen başka bir yere git eğlenmeye.
Kırar gibi tokuşturup kadehleri, gırtlağınla seviştireceksin meyleri Gömeceksin kendini şişelerin dibine, ölür gibi içeceksin! Öleceksin arkadaş!
Ne zaman birine güvensek, ertesi gün rakı içiyoruz.
Bazı insanlar özledim diyemez. Oturur bir kadeh daha içer.
Seçici olacaksın bu hayatta, rakının sahtesi insanın kahpesi çarpar.
İlk defa yıkılmadık bu yalancı dünyada. Elbet yine kalkarız.
Ve bazen rakı; umutları yeniden demler. Ne demiş şair, rakı içiyorsanız, bitmemiş bir şeyler vardır.
Çıkarın sigaraları, bu gece hayal kuracağız!
Al kadehi eline, dokun gönül teline, muhabbet alemine bir merhabadır rakı.
Kırılsın bütün kadehler, yerlere dökülsün meyler. Sen yanımda yoksun ya, yıkılsın meyhaneler.
Rakı erkeğin makyajıdır, bardak tazelendikçe erkek güzelleşir.
Gönül kime söz vermişse, rakı onunla güzeldir!
Tek tesellim kadehler, başka bir şey istemez. Sarhoş etsin yeter ki, rakı şarap fark etmez.
Rakı şarap içiyorsam sana ne yoksa sana zararım içerim ikimizde gelsek kıldan köprüye ben dürüstsem sarhoşken de geçerim. Neyzen Tevfik
Bir meyhane keşfettim mezarlığın karşısında, beni ararsan ya ordayım ya da tam karşısında!
Şarap yaşayanlar içindir, rakı ise hikayesi yarım kalanlar için.
Bize bahane mi yok? Bugün de dağlar denize paralel deyip içeriz.
Galata’da bir meyhanede, aklım o zat-ı şahanede!