Kemal Sunal Sözleri

Sizler için aşağıda harika Kemal Sunal Sözleri sözlerini derledik. Bu içerik, kısa ve uzun seçeneklerle etkileyici bir şekilde duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Yeni ve güzel ifadelerle zenginleştirilmiş bu Kemal Sunal Sözleri, sosyal medya platformlarında paylaşım yaparak dikkat çekmenize yardımcı olacak. Unutmayın, asksozlerikisa.com.tr de bulacağınız bu sözlerle, günlük mesajlarınıza anlam katabilirsiniz.



Türklüğü her baş her omuz her yürek kaldıramaz!
Fes başıma fes başıma püskülü ben olayım. Ah duvar başıma, başım duvara!
Ben bir balon değilim. Öyle çıkanlar var ve ayakta kalmak için her gün TV’de görünmek zorundalar. Ama benim böyle bir şeye ihtiyacım yok çünkü ben sırtımı halka dayamışım.
Suda dolanır bir peri. Seni düşünmekten kaldım bir kemik bir de deri.
Kemik yiyor bizin ihtiyar, dört nala gidiyor martılar. Hani nerde tutturanlar, 5’te kalıp fıttıranlar.
Ben de sevilmeyecek adam değilim, güzel adamım bir kere.
Set, haşin, gaddar bilakis çok kibarım. İyi dans erdim, ısrar ederim. O kadar!
Salıverin küçük enişteyi!
Bu ülkenin bütün süpürgelerini küreklerini getirseniz de bu sistemin pisliklerini temizlemekle bitiremeyiz.
Aşk kalbimi yakan volkan gibidir, en sevdiğim tatlı kazandibidir. Leyla sev beni, sokma müşküle, seninle kaşık atalım iki tabak keşküle.
Beni isterseniz dövün ama bırakın istediğim gibi güleyim.
Duygulu ve hassas bir insanımdır. Başkalarının üzerinde bile durmayacağı olaylar, beni çok etkileyebilir. Bir çocuğun ağlamasına ya da bir kedinin açlığına, kısaca tüm canlıların çaresizliğine, umutsuzluğuna onlardan fazla üzülürüm. Doğal olan da bu. İnsanları güldürmek için, acılarına da ağlayabilmek gerek.
Hiçbir şey güzel olmayacak ama yaşıyorum ulan ben, bundan daha güzel şey mi var?
Ne demişler; iki gönül bir olunca damlaya damlaya göl olur.
Çamaşırı küvetin içinde yıkıyordum. Arka apartman boşluğunda zıplayarak asıyordum. Bazen gülüyor, bazen kızıyordum. Çamaşır ipini Kemal’e bağlatmıştım. Tabii O’da kendi boyuna göre ayarlamıştı.
Türker İnanoğlu. Yazıhanesinde sohbet ediyoruz. Düşündüm de diyor, kaç yıldır bu piyasadayım. Kimsenin arkasından konuşmayan bir kişi tanıdım, Kemal. Saygılı, hatır bilir. Bir arkadaşımızı kaybettiğimiz zaman cenazede mutlaka o ve ben bulunurduk. İkimiz de önemserdik bu son görevi.
Ciddi hatta soğuk adamımdır. Öyle çok gülmeyi sevmem.
Ben koşarken de seni seviyorum Hüsniye.
Hiçbir şeyden çekmedik, namuslu gibi görünen namussuzlardan çektiğimiz kadar.
Sen böyle gülünce şuranda iki çukur oluyor ya, ölünce beni oraya gömsünler.
Parka gidecekmiş iki gözümün çiçeği.
Ertem Abi ‘Sen şunu söyle, sen bunu söyle’ diye replikleri dağıttı, ama Kemal’e gelince laf bitti. ‘Oğlum sen de burada gülersin’ dedi ona… İşte bu laf çok önemlidir. Kemal orada güldü, bütün Türkiye güldü.
Şimdi ben buraya neden çıktım? Niçin çıktım? Nasıl çıktım? Bunu izaha gerek yok gördünüz, yürüdüm çıktım! Ama, çıkmamış da olabilirim. Çıkmışsam çıkmışımdır, çıkmamışsam çıkmamışımdır. Görünen köy. Uzakta değildir.
Bir insanın burnu patlıcan dolmasına benziyorsa o insandan korkacaksın.
Hırsızlık mı yapıyorum, rüşvet mi alıyorum, faizcilik mi yapıyorum, başkasının rızkını mı çalıyorum. Efendi gibi Hüsniye’ye asılıyorum.