Kahraman Tazeoğlu Sözleri

Sizler için aşağıda harika Kahraman Tazeoğlu Sözleri sözlerini derledik. Bu içerik, kısa ve uzun seçeneklerle etkileyici bir şekilde duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Yeni ve güzel ifadelerle zenginleştirilmiş bu Kahraman Tazeoğlu Sözleri, sosyal medya platformlarında paylaşım yaparak dikkat çekmenize yardımcı olacak. Unutmayın, asksozlerikisa.com.tr de bulacağınız bu sözlerle, günlük mesajlarınıza anlam katabilirsiniz.



Gelişi güzeldin sen sevgilim gidişi değil.
Son sigaram gibiydin sen sevgili kıyamazdım içmeye. O cebimde kırıldı sen kalbimde.
Aramadığın yerlerde olmayı seçiyorum nedense. Karşılaşma ihtimalimizin olmadığı. Olamayacağı. İlk ışıktan sağa dönüyorum hep. Senden değil seninle karşılaşmaktan korkuyorum.
Öyle fakirdi ki çocukluğum ecel gelse almazdı.
Olsa olsa sadece bir yarım ya da eksilen yanım.
Kimi giden kendisinden sonra gelecek daha iyi birine yer açar. Kimi giden de kendisinden sonra gelecekleri bile götürür.
Şimdi ne bugünsün ne de yarın.
Sen bana rağmen kendine iyi bak. Ben sana rağmen hoşça kalırım.
Korkma ve sen sana gözlerimden bak! Gör nasıl seveceksin kendini.
Aşka inanmak kendini sevmektir yüzündeki ünlemi bozmadan. Bilmez misin? Sana aşkın iki kişilik bir yalan olduğunu öğretmediler mi? Neden her seferinde kanıyorsun öyleyse?
Affet. Bende sevgiler mevsimlik değil. Öyle hiçbir saat dilimiyle kıyaslayamam düşlerimi. Sığdıramam ki seni bir ömre.
Giderek değil unutarak vesaireleştirdin sen bu aşkı. Sen uçurumlarından ben denizlerine düştüm. Kendi içimde boğulacak bir ölümü mü hak ettim Rabbim! Onu kendimi kendi içimde boğacak kadar mı sevdim?
Bana geldiğin yol aşk izlerinle doluydu. Bir dolu aşkın izini örtüyordu şiirlerin. Gelmek eylemi pörsümüştü adımlarında oysa ben gelişini milat sayacak kadar başlıyordum aşka.
Aklım kara kış ellerim seni üşüyor bugün günlerden soğuk.
Eğer insan unutmak istemezse bir günü bile hatırlar on yıl sonra… Ve unutmak isteyen bir günde unutur on yılı.
Ben seni sevmemek için neden aradıkça ve nedenler buldukça seni daha çok sevdim!
Rastgele sevilmedin ki rest çekilip gidilesin.
Birbirimize birkaç aşk kadar geç kalmış olmasaydık… Eğer kaybetme korkum olmadan sahip olabilir miydim sana?
Hiç buluşmadığımız bir yerde hiç bilmediğin bir saatte seni bekliyorum. Gelmen pekte anlam ifade etmiyor. Ben seni beklemeyi hala çok seviyorum.
Hiç düşünmemiştim bir isim ve iki bağlacın yan yana gelip de içimi bu kadar acıtacağını ta ki sen elveda diyene kadar.
Hiç kimsenin iyi gelmediği yerden sarıyorsun yaralarımı. Hiç kimsenin dokunamadığı yerden kanatıyorsun sonra.
Sustu aşkı sensizliğe acılan kapılar ardında çömelen ıssız karanlık dilime kilitler vursa da dinmeyecek içimin kırgın yalnızlığı.
İki ayrı uykuda iki ayrı rüyanın birbirine dokunması gibiydi aşk. Sen bunu bilmiyordun. Toydun. Aramızdaki fark buydu sen ateşin yaktığını bilirdin ben ateşte yanmayı.
Biliyorum yarın yeni bir gün doğacak hikâyeleri inananı kanatır ancak. O yüzdendir sadaka vaatlere tenezzül etmeyişim.
Bir uçurum gibi bahsetti benden düşmekten çok korktuğu ama bir çocuk gibi kıyısında oynamaktan asla vazgeçmediği.
Git artık yar sustuklarını bana harcama. Yaslanma gözlerime bu yükü kaldıramam.
Vakit kaybı değildin hiçbir zaman ama belki biraz hayal kaybıydın benim için.
Bugün bizi beraber görenler yarın kimdi o diye sorarlarsa beni detaylı anlatma. Kısaca ömrümün geri kalanı dersin.
Şimdiyi yok saymak yarını ertelemek ve fotoğrafların sınırlı karelerinde senli dünleri yaşamak da yalnızca yalnızken yapılacak akıl karı bir deliliktir ve delilik yalnızlığın en yalın tanımıdır!
Ne içimden terk edebiliyorum seni ne de terk ettirebiliyorum sana içimi!
İnancı kırılmayan hiçbir aşk bitmezdi oysaki. İnancımı da alıp gitmeseydin!
Gözlerine şiirler yazmıştım yazma dedi sözcüklerim akmaya başlarsa gözlerimden cümlen olurum dedi.
İdama giderken hislerim güneşim yüzünü görmeyi bekledim hep. Kalemi kırık bir aşkı mühürledim yüreğime.? Unuttum? diye haykırırken bile unutmadığımı ispatlıyordum kendime.
En dipteysen düşemezsin.
Yeni hayatlar görmeye değil gördüklerimi unutmaya gidiyorum.
Özledin mi beni dedim sustu! Nefesini en derinden aldı ve Özlenmez mi dedi!
Kendi eksiklerine bakmadan başkalarında mucizeler arama.
Pişman değilim seni sevmekten. Sen adıma yakışan en derin yarasın.
Ben uslu bir aşıktım gel dedin geldim sev dedin sevdim bit dedin bittim şimdi unut diyorsun ya yaramazlığım tuttu unutamıyorum.
Ben seni yere göğe sığdıramazdım sen benim üstüme basıp da mı geçtin? Söyle ne zaman başladın ne zaman bittin? Zaten geç kalmıştın bir de erken gittin. Canıma tak ettin ayrılık inan yettin.
Çok mu saftım yoksa çok mu kaptırdım. Sahi ya uzun uzun gözlerine dalardım. Ne bileyim işte bir vardın şimdi yoksun.
Sen benim hayata en uzun merhabamdın Beni kısacık bir elvedaya nasıl sığdırabildin?
Acının yan etkisi güçlü bir karakter armağan etmesidir size.
Şimdi söyle bu denizin dibinde bu geminin kırık dökük güvertesinde bu yırtık yelkenle bu yönsüz rüzgârın içinde bu aşk nereye gidiyor usta?
Gözyaşların süzülüyor saçlarına doğru. Her bir damla dağlıyor beni. Bin parçaya ayrılmış bedenimin tek bir parçası bile dokunamıyor sana. Öyle uzağındayım ki.
Sakın geri gelme! Açılacak bir yaraya daha yer kalmadı kalbimde.
Evdeki bayat ekmek gibiydin ben sana nimet deyip başımın üstünde tutarken sen gidip başkalarının çöplüğünde küflenmeyi tercih ettin.
Gerçek aşık içinden geldiği kadar aşıktır diğerleri elinden geldiği kadar.
Kimseyi bir başkası gibi sevmemeli insan. Çünkü kimse bir başkası değil.
Sen benim görmek için bakmaya bile gerek duymadığım ezberimsin.
Belki de sen aşka aşıktın ben üstüme alındım.