İsyankar Sözler

Sizler için aşağıda harika İsyankar Sözler sözlerini derledik. Bu içerik, kısa ve uzun seçeneklerle etkileyici bir şekilde duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Yeni ve güzel ifadelerle zenginleştirilmiş bu İsyankar Sözler, sosyal medya platformlarında paylaşım yaparak dikkat çekmenize yardımcı olacak. Unutmayın, asksozlerikisa.com.tr de bulacağınız bu sözlerle, günlük mesajlarınıza anlam katabilirsiniz.



Samimiyet istiyorum artık. Boğuldum dili süslü ama yürekleri boş insanlardan.
Edepli edebinden susar, edepsiz de ben susturdum zanneder. Mevlâna
Sen nasıl insansın beni acılarla bıraktın. Ya İnsafsızsın her sözle kandırdın ya vicdansızsın. Ben sana söyleyeyim, sen İnsan bile olamazsın.
Gerçek gülüşler sana, umutlar, mutluluklar sana. Sana yaz, sana bahar, rengârenk çiçekler bana yalnızlık, kış, kar ve sahte gülüşler yeter!
Sen geceyi bana bela ettin. Bense sana olan her şeye lanet ettim.
Ağlama dik dur yüreğim. Git ve de ki, özledik, ama daha ölmedik.
Ecelle sözlü ölümle nişanlıyım, tesadüfen doğdum yaşamak zorundayım, alayına isyan kralına ölüm.
Çöldeki bir çiçek olsan seni soldurmamak için gözyaşlarımla sulardım isyanım akan gözyaşlarıma değil seni soldurmamaya olurdu.
Senin için yasak dediler. Yasaklar çiğnenmek içindir dedim. Senin için imkânsız dediler. Önemli olan imkânsızı başarmak dedim. Can Yücel
Artık herhangi bir hayale kucak açamayacak kadar yorgunum.
Ne “hoşça kal” ne de “mutlu” kal. İşte aynen benim gibi “çaresiz” ve “yalnız” kal.
Bir zamanlar arkandan ağlardım, Bir zamanlar senin için dünyayı yakardım. Ama şimdi şerefsizim ki bir kibrit bile çakmam. Çünkü değmezsin.
Başımı göğsüne yasladığım tek düşmanım bir zamanlar aşkınla yandığım sensin sevgili.
Ne seni sevene düşmanım ne de seni sevdiğime pişmanım, sadece senle olmak varken, sensizliğedir isyanım.
Sessizliğedir isyanım yoksa ne seni sevene düşmanım ne de seni sevdiğime pişmanım.
Ben içimde yüz binlerce özlemimle her gün seni yaşıyorum, seni delicesine özlüyorum, sana doyamıyorum.
Dünyada iki kör tanıdım; biri beni görmeyen şen, biri de senden başkasını görmeyen ben.
Bir derdiniz olduğunda, anlatacak kimsenin olmadığını değil, sizi anlayacak kimsenin olmadığını anladığınız an yalnızsınızdır.
Sevgimiz yavaş yavaş süzülen çisil çisil yağmur gibi ama ırmakları taşıran cinsten.
Bilmesek te zengin insanlar gibi parlak taşlar üzerinde dans etmeyi, biliriz delikanlı gibi Allah’ına kadar sevmeyi!
Seni benim kadar kim seviyorsa en az benim kadar sana hasret kalsın.
Ne dil yeter seni anlatmaya, ne göz kıyar sana bakmaya, ne ellerim dayanır sana dokunmaya, ne kollarım uzanır seni sarmaya. Hiç ömür yeter mi, bir sen daha bulmaya, bir tanesi.
Yaprak döken gençliğimin satır aralarında altı kırmızıyla çizilmiş ve tırnak içine alınmış suskunluğumun baş harflerisin.
Aşk sevgiye isyanda, ağlıyor gökler, yavaşça güneş batmakta, gök karanlık ay ağlamakta.
Dışımda kahkahalardan bir suret, içimde kan ağlayan bir çocuk var.
Bir şeyden çok eminim. Kendimi üzdüğüm kadar, kimseyi üzmedim hayatta.
Alsalar da şu yaşla dolu gözlerimi yerlerinden… Çalsalar da haberim olmadan seni kalbimden. Eğer unutacaksa bu can çıkmasın bedenimden. Ölürsem söyleyin mezarıma gelmesin o sevmeyi bilmeyen.
Aynı ülkenin şehirleriydik. Ben sürgün yeri, sen başkent… İlk isyan hep sende başlardı, cezasını çekmek bana kalırdı.
Sert rüzgârlar karanlık geceleri severmiş, aynen benim seni sevdiğim gibi.