İnanmak İle İlgili Sözler

Sizler için aşağıda harika İnanmak İle İlgili Sözler sözlerini derledik. Bu içerik, kısa ve uzun seçeneklerle etkileyici bir şekilde duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Yeni ve güzel ifadelerle zenginleştirilmiş bu İnanmak İle İlgili Sözler, sosyal medya platformlarında paylaşım yaparak dikkat çekmenize yardımcı olacak. Unutmayın, asksozlerikisa.com.tr de bulacağınız bu sözlerle, günlük mesajlarınıza anlam katabilirsiniz.



En az bilinen şeylere, en çok inanılır.
Kişi, inancı ölçüsünde genç, kuşkusu oranında yaşlıdır.
Sevmek, inanmak demektir.
Güneşini yakalayıp gözlerine yerleştirmek için beyaz yelkenlerin gelip seni almalarını bekliyorsan, Yarına inanmak için gün batımına, iyi kalpli görünmek için zayıflığa ve güçlü görünmek için öfkeye ihtiyacın varsa, demek ki hiç bir şey anlamadın!
İnanç, aykırılığa karşı kazanılan son zafer ve varlığın anlamsızlığının son savıdır.
Bana yalan söylediğine üzülmedim, bundan sonra sana inanamayacağıma üzüldüm.
Siz kendinize inanın, başkaları da size inanacaktır.
İnançta, inanmak istemeyenler için yeterince ışık, istemeyenler için ise onları kör etmeye yetecek kadar karanlık vardır.
Hiçbir şeye inanmayan kimse, bir bardak içinde ki köksüz çiçeğe benzer.
İnanmak istemeyeni, hiçbir mantık inandıramaz.
İnsan, en az bildiği şeye en çok inanır.
İnandığı şeyi yapan insanın enerjisi, asla tükenmez.
İnanç bir çeşit bahis ya da bir spekülasyon değil midir? Zaten de böyle olmalıdır. Örneğin ben, kurtarıcı peygamberin yaşadığına dair bahse girebilirim.
İyi bir konuşmacı, etkili konuşmasını bilen değil, gönlü bir inançla sarhoş olandır.
Şimdi inanç neyi ümit ettiğimizden ve neyi görmediğimizden çok emin.
Bir şeye samimiyetle inanan insan, yalnız menfaatlerinin kılavuzluğu ilerleyen 99 kişiye bedeldir.
Başarınızın büyüklüğünü inancınızın büyüklüğü belirler.
İnanan kişinin bir açıklamaya ihtiyacı yoktur.
İnandığınız gibi yaşamıyorsanız, yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız.
Size doğrusunu söyleyeyim, kim şu dağa: “Kalk, denize atıl!” der ve yüreğinde kuşku duymadan dediğinin olacağına inanırsa, dileği yerine gelecektir.
Dünyada tutku olmaksızın başarılmış hiçbir büyük şey yoktur.
Bir inandınız mı, inanılmaz işleri başarırsınız. Ama bir defa inandınız mı, tüm kâinat sizi engellemek için seferber olur.
Gördüklerim, görmediğimin varlığına inanmaya beni mecbur ediyor.
Her şey ve herkes yerli yerinde gerek; mecliste sefihe, meyhanede fakihe inanma.
İnsanlar kulaklarına gözlerinden daha fazla inanırlar.
İnanç, Tanrı’nın yüceliğine ve güzelliğine karşı duyulan güven duygusudur. Bu, öylesine kesin bir duygudur ki, insan bunun için hayatım binlerce kez tehlikeye atabilir.
Herkese inanmak lazım, yoksa yaşamaya imkân yok.
İnancın en küçük tohumu bile, mutluluğun en büyük meyvesinden daha iyidir.
İnanıyorum diyoruz. Acaba, günümüzde ne kadarını inandığımıza yaşayarak geçiriyoruz?
Başkalarına duyduğumuz inanç, kendimizde neye inanmak istediğimizi ele verir.
Güvendiğiniz dağlara karlar yağdığında en güzel çare, dağ ile karı baş başa bırakmaktır. Gün gelip karlar eridiğinde; dağ yolunuzu gözleyince en güzel cevap, başka bir dağdan selam yollamaktır. Hz. Mevlâna
İnanç, insanoğlunun sahip olabileceği en yüksek tutkudur.
İnanç, içimizdeki gözümüzdür.
Herkesin aynı yalana inanıyor olması, onu gerçek yapmaz.
Büyücüler inanç sayesinde, fizikçilerin hakikat sayesinde yaptıklarından daha fazlasını yaparlar.
Seni seviyorum diyen sözlere değil, senin için ağlayan gözlere inan.
Yapabileceğine inansan da yapamayacağına inansan da haklısın.
İnanç, sevginin ümide dönüşmüş şeklidir.
Her karşı çıkana değil, yalnız denenmiş kimselere inanmalıdır. Birinci durum hayvanlara yaraşır.
İnanan bir kişinin yapamayacağı bir şey yoktur.
En kötüsü ne biliyor musun? İnandığı her şeyin yalandan ibaret olduğunu fark etmek…
Asla başka insanlar üzülecek diye kendini üzme, sen kaldırabiliyorsan onlarda kaldırabilir.
İnanç işleri kolaylaştırmaz, mümkün kılar.
İnanç, yeterli kanıtları bulmuş olan kalbin huzura ermesidir.
İnsan bir şeye inandı mı, onu başkasına da inandırmayı borç bilir. Kolay inandırmak için de anlattığına dilediği gibi çekidüzen vermekten, bir şeyler katmaktan çekinmez, onun kafasının alabileceğini sandığı gibi konuşmak ister.
Sen zafere inanırsan, zafer de sana inanır.
Genellikle insanlar, arzu ettikleri (inandıkları) şeye kolayca inanırlar.
Çoğu insan gördüğüm zaman inanırım der. Gerçek şu ki, inandığımız zaman görmeye başlarız.
İnandım ki, yokmuş fenadan aman.
Gözler kendilerine, kulaklar başkalarına inanırlar.
Yenildiğine inanırsan, buna uzun bir süre inanırsan, sonunda yenilgi bir gerçek olur.
Zor olan şey, inanç uğruna ölmek değil, onun uğruna yaşayabilmektir.
Büyük işler başarmak için sadece harekete geçmek yetmez, ne yapmak istediğinizin rüyasını da görmek gerek; sadece rüyasını görmek yetmez, rüyanın gerçekleşebileceğine inanmak gerek.
Kolaydır, sevgiliye inanmak.
Eğer heyecan üretemezseniz pek fazla şey üretemezsiniz.
Bir şeye hala inanmakla, yeniden inanmaya başlamak arasında çok büyük fark vardır.
İnandığınız zaman, aklınız o şeyi yapmanın yollarını bulur.
İnanç, dış görünüşünüzü güzel ve parlak, içinizi arzu edilen ve geleceğinizi de muhteşem kılar.
İnsanın elinden inancım alsaydınız, bir koyun sürüsünün tarihinden başka bir insanlık tarihi olmazdı.
İnanç kaybolduğunda, insan da kaybolur.
İnancın yere düşerse silahın da yere düşer.
Bir şeye inanmak, bir tesire mağlup olmaktır.
İnanç, mümkün değilmiş gibi gözüken bir şeyin varlığına duyulan mantıksız bir iman şeklinde tanımlanabilir.
Bir şeye inancı pekiştirmeden önce bir birimize inanmayı öğrenmeliyiz. Canileri yok etmek yetmez. Canilerin ortaya çıkma olasılığına da yok etmek gerekir.
Kadına inanan kendini aldatır, inanmayan da kendini aldatır.
İnandığından başka, inanılacak bir şeyi olmadığına inanan insan; softadır.
İnancın, ne gerçekliğin içinde bir temeli, ne de gözle görünür bir desteği vardır, ama yine de bir köprü gibi, bizi şimdiki gerçeklikten sonsuza bağlar ve bize destek olur.
İnanmıyorum diyorsun; inanmadığına inanmıyorum, biliyorsun.
Eğer bir insan onu rüyasında görmeseydi, başka bir insan onun yapabileceğine inanmasaydı ve başka biri de onun yapılmasını istemeseydi göklere değecek hiçbir şey yapılamazdı.