Etkileyici Sözler

Sizler için aşağıda harika Etkileyici Sözler sözlerini derledik. Bu içerik, kısa ve uzun seçeneklerle etkileyici bir şekilde duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Yeni ve güzel ifadelerle zenginleştirilmiş bu Etkileyici Sözler, sosyal medya platformlarında paylaşım yaparak dikkat çekmenize yardımcı olacak. Unutmayın, asksozlerikisa.com.tr de bulacağınız bu sözlerle, günlük mesajlarınıza anlam katabilirsiniz.



Tenine dokunabilmek mi? Hâşâ! Gözüm göz menziline girsin yeter. Hadi düş düşlerime; tutmayana aşk olsun.
Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan benimle meydan oku her çaresizliğe benimle uyu, benimle uyan birlikte varalım on üçüncü aylara.
Hayat, çatlak bardaktaki suya benzer içsen de tükenir içmesen de, bu yüzden hayattan tat almaya bak: Çünkü yaşasan da bitecek yaşamasan da.
Ne demiş şair. Mutluluğu benimle bulan benimdir gerisi misafir.
Gençliğimi sadaka verdim şu dilenci yıllara.
Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim.
İyi insan lafın üstüne gelir demişse eskiler ve ben sürekli seni konuştuğum halde gelmiyorsan; demek ki iyi bir insan değilsin.
Lanet olsun. Ne muazzam şey seni sevmek!
Gözyaşlarını, çocukların erişmeyeceği bir yere saklayın.
Sen ülkemin yaz geceleri gibisin.
Eğer aç ve kimsesiz bir köpeği alıp bakar ve rahata kavuşturursanız sizi ısırmaz. İnsan ve köpek arasındaki temel fark budur.
Bir kere sevdaya tutulmaya gör; ateşlere yandığının resmidir. Aşık dediğin, mecnun misali kör; ne bilsin alemde ne mevsimidir.
Kalp midir insana sev diyen yoksa yalnızlık mıdır körükleyen? Sahi nedir sevmek; bir muma ateş olmak mı, yoksa yanan ateşe dokunmak mı?
Sen böyle güzelken bana söz düşmez bakma, şiirler yazdığıma.
Gönlümün meclisinde herkes konuşsun istemem, kimse müdahale etmesin aşka. Yer gök şahidimdir ki siyasi görüşüm yoktur senden başka.
Gül biraz; bunca keder, bunca gözyaşı dinsin, gül biraz; şu gök kubbe kahkahanı işitsin. Her gidenin ardından koşmaya değmez hayat, gelecekleri bekle, gidecek varsın gitsin.
Aşkın her halini gördüm, artık ne hali varsa görsün.
Ne bir savcı kalırdı ne de bir yasa şu insanoğlu önce kendini yargılasa…
Aydınlık neyin oluyor senin, gökyüzü akraban filan mı? Beni bulur bulmaz gözlerin şimşek çakıyorum yalan mı?
Kaçınız, çırılçıplak bedenler karşısında yalnızca gözlere baktınız. Sorsalar, güya hepiniz âşıktınız.
2 duble rakıdan sonra herkes herkesi sever, söyle ona beni kahvaltıda sevsin.
Özür dilerim seni kendime bile anlatamazken başkalarına nasıl tarif ederim.
Giden gitmiş, hüznü ayaklandırmak boşuna.
Bana kalsa gökyüzündeki tüm yıldızlar yerine bütün insanlara senin gözlerinde ışıldayan bir çift yıldız gönderirdim.
İnsan, evrende gövdesi kadar değil, yüreği kadar yer kaplar.
Hava soğuk, umutlar uzak. Demek ki bugün de içimizi çay ısıtacak.
O kadar güzel unutmuştun ki beni, hatırlatmaya kıyamadım.
Ben sende tattım aşkı sevdayı ben sende anladım birini sevip onun olmayı bu bendeki sen hep yaşayacak.
Gözler yaşarmadıkça gönüllerde gökkuşağı oluşmaz.
Ya farkıma vardığında, farkın kalmamış olursa?
Öyle bir gel demelisin ki, mesafeler anlamını yitirmeli.
Kelebek misalidir aşk; anlamayana ömrü günlük, anlayana bir ömürlük!
Elimde olsa sesine sarılırdım.
Biliyorum, sığmazsın hiçbir yere bu sevdayla, dünya sana dar. Ama dayan gönlüm! Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var.
Uçurtmalar rüzgâr gücü ile değil o güce karşı koydukları için yükselirler.
Bir gün gelir de unuturmuş insan en sevdiği hatıraları bile. Bari sen her gece yorgun sesiyle, saat on ikiyi vurduğu zaman, beni unutma. Çünkü ben her gece o saatlerde seni yaşar ve seni düşünürüm.
Aşk; görmekten çok özlemeyi sever, dokunmaktan çok düşlemeyi. Ve aşk öyle haindir ki; nerde imkânsız varsa gider onu sever.
Birçok insan mutluluğu, burnunun üstünde unuttuğu gözlük gibi etrafta arar.
Aşk davaya benzer, cefa çekmek de şahide Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki!
Allah ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur.
Öyle güzel bakardı ki, sadece beni gördüğünü zannederdim.
Dünyadaki hiçbir çıkar, verdiğiniz sözü tutmamaya veya kendinize olan saygınızı kaybetmeye değmez.
Ne kadar seversen, o kadar sevilirsin derken kafan mı güzeldi.
Peşinden gidecek cesaretin varsa, bütün hayaller gerçek olabilir.
Başkasının önünü aydınlatırken kendi yolumuza da ışık tutarız.
Bir kalbiniz vardı, onu hatırlayınız.
Üzgünüm diye başlayan bir cümle duyarsanız şayet, hazır olun cümlenin sonunda üzgün olan tek kişi siz olacaksınız.
Aşk bir uçurumdan düşmek gibidir, bunun için sevgiliye “yar” denilir.
Benim sevdiğim renk senin gözlerinde kaldı.
Hayat yolunda çıplak ayakla dolaşma hayal kırıklarım ayağına batabilir.
Başını daima dik tut unutma başı eğik olanın celladı çok olur.
İçine attıkların kederindir. İçinden atamadıkların kaderin…
Bugün her zamankinden farklı bir şey yapayım dedim olmadı yine sana defalarca âşık olup seni düşündüm.
Hayata karşı ilk küskünlüğümüz, yanımızda sandığımız kişileri, karşımızda görmemizle başlar.
Biz birbirimize dönmüş iki ayna gibiyiz. İçimizde binlerce olsa da görüntümüz biz sadece birbirimizi görürüz.
Başkalarının senin hakkında ne düşündükleri konusunda endişe duyduğun sürece, onlar senin sahibindir.
Bir gül kadar güzel ol ama dikeni kadar zalim olma. Birine öyle bir söz söyle ki, ya yaşat ya da öldür; ama asla yaralı bırakma.
Bütün iyi şeyler güler. Yalvarırım gülmeyi öğrenin.
İki damla gözyaşı düştü gülüme, sonra kurudu tuzu kaldı geriye, denizleri aşıp aşkıma yol aldı bir umutla yeşerip tekrar açacak diye.
Kasımda aşkı bulamadık, kapıyı aralık bıraktık.
Okyanusta ölmez de insan, gider bir kaşık ”sevda” da boğulur.
Bir merhaba yeterdi tanışmamıza, yüreğinde aşk kadar cesaret olsaydı.
İnsan geride bıraktıklarını özler, sahip olduğundan sıkılır, ulaşamadığına tutulur. Genelde ulaşılmaz olan hep aşk olur.
Gel beraber alalım nefesimizi sevdiğim. Sensiz boğazımdan geçmiyor.
Bazı insanların kaderi istiridyeye benzer, kalplerinde sakladıkları bir inci için, köklerinden sökülürler.
Gittiğin yerde boşluk dolduran değil, gittiğin zaman boşluğu doldurulamayan ol.
Aşk; kelime değil bir cümledir. Kurmak içinse, özneyle yüklem değil, iki yürek gerekir.
Yağmalandı kalbim, ömrüm, her şeyim. Kurşuna dizdiler anılarımı, yenik düştüm bu savaşta neyleyim, bir mezar nasılsa işte öyleyim.
Kirli bir çocuk yüzüyüm kapında; ama dünyanın en temiz gözleriyle bakıyorum sana. Şeker değil istediğim, yüreğini koy avuçlarıma.
İnsan sevmeye başladı mı, yaşamaya da başlar.
Olgun bir adamı dost edinmek isterseniz, eleştirin; basit bir adamı dost edinmek isterseniz methedin.
Aslında her insan bir romandır ve biraz kahramandır. Gün gelir anlar ki, harcadığı tek şey hayalleri değil, zamandır.
İçin ağlasa da kim duyar seni? Kim anlar dışarıdan olup biteni? Leyla’nın yüzünü görenler bilir: Mecnun’un kalbine batan dikeni!
Bizi biçimlendiren hayatımızdaki olaylar değil, bu olaylar karşısında geliştirdiğimiz inançlardır.
Benim şiirlerim çay kokar, düşlerim sade sen. Demlikte nefesin, bardakta gamzen…
Dudağında yangın varmış dediler, ta ezelden yayan koşarak geldim. Alev yanaklara sarmış dediler, sevda seli oldum; taşarak geldim.
Bazı anlar vardır unutamazsın. Tekrarını istersin ama pozisyon kaçmıştır.
Tercihleriniz umutlarınızı yansıtsın korkularınızı değil.
Yolunu değiştirmeden gittiğin sürece, ne kadar yavaş gittiğinin bir önemi yoktur.
Gerek yok her sözü, laf ile beyana. Bir bakış bin söz eder, bakıştan anlayana.
Güneş demişken, ellerini çok seviyorum.
Eğer her zaman yaptığını yaparsan, her zaman elde ettiğinin aynısını elde edersin, daha fazlasını değil.
Avucu kadar yüreği olmayan insanları kürek gibi dili var…
Bu kadar yürekten çağırma beni. Bir gece ansızın gelebilirim. Beni bekliyorsan, uyumamışsan, sevinçten kapında ölebilirim.
Nankör insan her şeyin fiyatını bilen hiçbir şeyin değerini bilmeyen kimsedir.
Toplumun genelinin neler döndüğünden haberi yoktur. Hatta haberi olmadığından bile haberi yoktur.
Seveceksen öylece sev. Ne kusursuz insan ara ne de insan da kusur. Elif Şafak
Salatalığın kabuğunu soymak, onun hıyar olduğu gerçeğini değiştirmez.
Boğazıma takıldı sevdan. 3 kere sırtıma vur helal de; alışık değilim harama, ondan olacak herhalde.
En ağır işçi benim; gün yirmi dört saat, seni düşünüyorum.
Seni soruyorlar. Öldü mü diyeyim yoksa dönecek mi? İkisi de imkânsız değil mi? Çünkü biliyorum asla geri dönmezsin. Ve biliyorsun sen benim için asla ölmezsin.
Göğü kucaklayıp getirdim sana, kokla açılırsın.
Aşk; topuklarından etine kadar işlemiş bir nasır gibidir. Ya canın acıya acıya adım atacaksın, ya da canını acıta acıta söküp atacaksın. İki yolda da tek bir gerçek olacak; canın çok ama çok acıyacak.
Ne hasta bekler sabahı, ne taze ölüyü mezar, ne de şeytan bir günahı, seni beklediğim kadar.
Kötü bir işin en gizli şahidi vicdandır.
Bugün dünyayı istediğin renge boya, bu rengi insanlara tüm sevginle dağıt, kendini sevginin bir rengi diye tanıt, çünkü senin varlığın sevgiye en güzel kanıt.
Belki hiç bir şey yolunda gitmedi ama hiçbir şey de beni yolumdan etmedi!
Alt yapısı olmayan bir şehir gibiyim. Ne zaman hüzünlensem gözlerimi su basıyor. Ve ne zaman seni düşünsem, kalbimin trafiği aksıyor.
İnsanlarla uzun süre yaşayamıyorum. Sonsuzluğun payından bana biraz yalnızlık gerek.
Terk etmedi sevdan beni, aç kaldım, susuz kaldım, hayın, karanlıktı gece. Can garip, can suskun, can paramparça… Ve ellerim, kelepçede, tütünsüz uykusuz kaldım, terk etmedi sevdan beni.