Aşk Nedir Sözleri

Sizler için aşağıda harika Aşk Nedir Sözleri sözlerini derledik. Bu içerik, kısa ve uzun seçeneklerle etkileyici bir şekilde duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Yeni ve güzel ifadelerle zenginleştirilmiş bu Aşk Nedir Sözleri, sosyal medya platformlarında paylaşım yaparak dikkat çekmenize yardımcı olacak. Unutmayın, asksozlerikisa.com.tr de bulacağınız bu sözlerle, günlük mesajlarınıza anlam katabilirsiniz.



Aşk ateşten bir parçadır; önce ruhunu aydınlatır, sonra bedenini ısıtır. Ama illaki yakar benliğini kavurur.
Bıçağın verdiği acıyı bütün vücudunda hissetmene rağmen, onu iyi edecek hiçbir ilacı bulamamanın verdiği çaresizliği yaşamaktır aşk…
Sayılarla, harflerle belirlenmiş her şeye meydan okuyan bir belirsizliktir aşk… O belirsizliğin içinde savrulurken; bir sonraki günü dakikası dakikasına hesaplamanın ne kadar saçma olduğunu görebilmektir aşk…
Bir insanın bir insana verebileceği en ölümsüz hediye, aşktır.
Bazı aşklar okyanus gibidir. Görmesen de sonunun bir yerde bittiğini bilirsin, şimdi okyanuslar bile kıskanır sana olan sevgimi, görmesem de biliyorum sonunu sonsuza dek bitmeyecek.
Aşk; insanın kalbinde tomurcuklanan nadide bir çiçektir. Mühim olan onu yara almadan yaşatabilmektir.
Kapına geldim. Ve ben, ben olmaktan vazgeçtim. Sen yeter ki “kim o” de. Kim olmamı istiyorsan, o olmaya geldim.
Sizi hayallerinden vazgeçecek kadar seven bir kalp bulduysanız Allah’tan yeni bir ömür isteyin. Çünkü bir ömür yetmez onu sevmeye.
Bir özlem şarkısının, içini eriten ezgilerinin, kulağından girip yüreğine doğru akmasını, daha sonra gözlerinden damla damla dışarıya taştığını hissetmektir aşk…
Günleri ve geceleri bir odaya kapanarak geçirirken, bir telefon çığlığına, bir kapı ziline ömrünün yarısını verebilmeyi düşünebilmektir aşk.
Dediler ki: gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Dedim ki: gönle giren gözden ırak olsa ne olur.
Evvelimiz aşk, halimiz aşk, istikbalimiz aşk.
Birine hayatını bağlamışken, onsuz yapamayacağını düşünürken, bir gün yapayalnız kalma korkusunun bütün vücudunu titretmesidir aşk…
Aşkın hikâyesini, durmaksızın feryat eden bülbüle değil. Sessiz sedasız can veren pervanelere sor.
Aşk kaçmaktan çok kovalamak, görmekten çok özlemek, gitmekten çok beklemek, dokunmaktan çok düşünmektir.
O yokken hayır sevmiyorum, unuttum deyip, onu görünce elin ayağın birbirine dolanıyorsa; aşıksın işte.
Tutkun yüzünden aptallıkla suçlanmayı da göze almaktır aşk. Sana aptal diyenlere söyleyecek hiçbir kelime bulamazken; yüreğinin “”onu seviyorum”” diye haykırmasıdır aşk…
Terk edildiğinde hayata küseceğini, suçlayacak yüzlerce insan bulacağını intikam yeminleri edeceğini bilmektir aşk…
Yerden yere vurmak yardan yâre tutulmak değildi aşk. Yer yerinden oynasa da Yâr’i yürekten oynatmamaktı aşk.
Öğrendik ki: Her yarayı saran zaman değil, aşktır.
Her şey çok iyi giderken; mutluluk ormanına yepyeni fidanlar ekerken, insanların sana ve ona gıpta ile baktığını düşünürken, bir gün onu yanında bulamamak fikrinin seni deli etmesidir aşk…
Bazı duyguları yazamazsın. Anlatamazsın. Çünkü tefsiri ancak his ile mümkündür. Bu yüzden sadece yaşarsın.
İhanet dediğimiz iki yanı keskin bıçağın üzerinde yürüme riskini göze alabilmektir aşk. Bu bıçak ki; saplanabilir yüreğine…
Aşk, yer yerinden oynasa da; yâri yürekteki yerinden oynatmamaktır.
Bir insan âşık olunca; kıskanır, bağırır, kısıtlar, hesap sorar, sahiplenir. Ama anlayana işte…
Yarını hiç düşünmeden, sadece içinde bulunduğun anın hazzını, bütün benliğinde hissedebilmektir aşk…
Bir hayalin peşinde yıllarca koşabilmektir aşk. Üstelik harcanan yılların sonunda o hayali hiç gerçekleştirememe olasılığına rağmen…
Dünyadaki herkesin parmak izinin farklı olması, kimsenin sana benim gibi dokunamayacağının kanıtıdır.
Güçtür aşk. Yenilgi sadece zayıflara mahsustur. Ve aşkın zayıflığa tahammülü yoktur. Bu yüzden her türlü vurdumduymazlığa, kalleşliğe ve ikiyüzlülüğe karşı kazanılmış bir zaferdir aşk.
Aşk, sakızdan çıkan sözler kadar basit olmaya devam ettikçe, insanlar da onu çiğneyip tükürmeye devam edecekler.
Ve diyeceğim ki; Aşk güzel şey. Vaktinde ve doğru insanla geldiği sürece…
Hiç görmediğin, hiç dokunmadığın, sesini bile duymadığın birine tutkuyla bağlanmaktır aşk… Belki de ilk anda bitecektir bu tutku… Buna rağmen delicesine özlemektir aşk…
Bir yürek anca bir yürek ile takas edilir, yüreğini almadığıma, yüreğimi vermem.
Ve aslında hiçbir benzetmenin, hiç bir tarifin aşkı tanımlamaya yetmeyeceğini bile bile bu konu üzerinde yazı yazabilme cesaretini gösterebilmektir aşk…
Ya da duyulacak bir sesle ömrünün üzerine bir ömrün daha ekleneceğini düşünebilmektir aşk…
Kaçmak istedikçe sana yakalanıyorum. Söndürmek istedikçe sana yanıyorum. Yenildim işte! Yine “SENİ SEVİYORUM”.