Arapça Özlü Sözler

Sizler için aşağıda harika Arapça Özlü Sözler sözlerini derledik. Bu içerik, kısa ve uzun seçeneklerle etkileyici bir şekilde duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Yeni ve güzel ifadelerle zenginleştirilmiş bu Arapça Özlü Sözler, sosyal medya platformlarında paylaşım yaparak dikkat çekmenize yardımcı olacak. Unutmayın, asksozlerikisa.com.tr de bulacağınız bu sözlerle, günlük mesajlarınıza anlam katabilirsiniz.



الإنْسَانُ عَبْدُ الإحْسَانِ
Adaletsiz sultan, susuz bir nehir gibidir.
Ağaç, meyvesiyle tanınır.
سِرُّكَ أسِيرُكَ إذَا نَطَقْتَ بِهِ فَأنْتَ أسِيرُهُ
أحْلَى مِنَ الْعَسَلِ الْخَلُّ بِلاَ شَئٍ
سِلاَحُ الضُّعَفَاءِ الشِّكَايَةُ
Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur.
İhtiyaç sahibi, kördür.
جَوَابُ الأحْمَقِ السُّكُوتُ
Ahmağa cevap, sükûttur.
إمْرَأةٌ بِلاَ حَيَاءٍ كَطَعَامٍ بِلاَ مِلْحٍ
Yerin kulağı vardır.
صَدِيقُكَ مَنْ صَدَقَكَ لاَ مَنْ صَدَّقَكَ
Sabır, en iyi ilaçtır.
إذَا صَاحَتِ الدَّجَاجَةُ صِيَاحَ الدِّيكِ فَلْتُذْبَحُ
Zayıfların silahı, şikâyettir.
صُحْبَةُ الأشْرَارِ مَصِيدُ الشَّيْطَانِ
أوَّلُ الْعِلْمِ مُرٌّ وَآخِرُهُ حُلْوٌ
شَمْعَةُ الْكَذَّابِ لاَ تَشْتَغِلُ إلاَّ إلَى وَقْتِ الْعِشَاءِ
Âdemoğlu, kendisine yasaklanan şeylere karşı çok hırslıdır.
رُبَّ حَالٍ أفْصَحُ مِنْ لِسَانٍ
صَاحِبُ الْحَاجَةِ أعْمَى
الأدَبُ خَيْرٌ مِنَ الذَّهَبِ
Yalancının mumu, yatsıya kadar yanar.
Tavuk, horoz gibi öterse kesilir!
(Çok bela okuyan/söyleyen, belaya uğrar)
اُتْرُكِ الشَّرَّ يَتْرُكْهُ
Senin hürriyetin, başkalarının hürriyeti başladığı an biter.
إبْنُ آدَمَ حَريصٌ عَلَى ماَ مُنِعَ مِنْهُ
Cahile cevap vermemek, bir cevaptır.
(Bu ifadede, Mübteda iIe Haber arasında takdîmte’hîr vardır. Mübtedai Muahhar الْخَلُّ kelimesidir, Haber de أحْلَى kelimesidir.)
الصَّوْتُ الْعالِى مِنَ الْبَطْنِ الْخَالِى
Dilin seni hapsetmemesi için, sen onu hapset!
İnsanların en akıllısı, onlardan (en güzel şekilde) özür dileyendir.
Evden önce komşu al.
السُّكُوتُ لِلْعَالِمِ زِينَةٌ وَلِلْجَاهِلِ سَتْرٌ
Sükût, âlim için süs; cahil için bir örtüdür.
Kimi davranışlar, konuşmaktan daha anlamlıdır.
Güneş giren eve doktor girmez.
Hastalık teşhis edilirse, tedavi kolaylaşır.
Bedava sirke, baldan tatlıdır.
Sükût, razı olmanın kardeşidir. (Sükût, ikrardandır)
الْعَاقِلُ مَنْ أمْسَكَ لِسَانَهُ
Kötü kimselerle arkadaşlık kurmak, şeytanın tuzağıdır.
الإنْصَافُ نِصْفُ الدِّينِ
التَجْرِبَةُ بِدُونِ تَعَلُّمٍ خَيْرٌ مِنَ التَّعَلُّمِ بِدُونِ تَجْرِبَةٍ
Edep, altından daha değerlidir.
الصَّبْرُ أحْسَنُ دَوَاءٍ
إشْتَرِ الْجَارَ قَبْلَ الدَّارِ
الْبَيْتُ الَّذِى تَدْخُلُهُ الشَّمْسُ لاَ يَدْخُلُهُ الطَّبِيبُ
Dil yarası, kılıç yarasından daha ağırdır.
جَوَابُ السَّفِيهِ السُّكُوتُ عَنْهُ
إذَا عُرِفَ الدَّاءُ سَهُلَ الدَّوَاءُ
Bela, söylemeye bağlıdır إنَّ الْبَلاَءَ مُوَكَّلٌ بِالْمَنْطِقِ
Kimi uzaktakiler, yakındakilerden daha faydalıdır.
İlimsiz düşünce, sapıklık; amelsiz ilim, vebaldir.
الْحُرُّ عَبْدٌ إذَا طَمَعَ وَالْعَبْدُ حُرٌّ إذَا قَنَعَ
ظَنُّ الْعَاقِلِ خَيْرٌ مِنْ يَقِينِ الْجَاهِلِ
Sırrın esirindir. Konuşursan, sen onun esiri olursun.
السُّكُوتُ أخُو الرِّضَا
التَّأجِيلُ لِصُّ الزَّمَانِ
Sağlık, sağlıklı olanların başında bir taçtır. Onu ancak hastalar görür.
Kapın alçaksa, eğilmek zorundasın.
Hür kişi, tamah ettiğinde köle; köle, kanaat ettiğinde hür kişi olur.
Bir şeyi erteleme, zamandan çalmadır.
إذَا كَانَ بَابُكَ قَصِيرًا فَلاَ مَقَرَّ لَكَ مِنَ الإنْحِنَاءِ
أعْقَلُ النَّاسِ أعْذَرُهُمْ لِلنَّاسِ
İhsan, dili keser. (İhsan, iyilik; dille gelecek zararları engeller)
أوَّلُ الْغَضَبِ جُنُونٌ وَآخِرُهُ نَدَمٌ
İnsanların sana nasıl davranmasını istiyorsan öyle davran.
سِيرَةُ الْمَرْءِ تُنْبِئُ عَنْ سَرِيرَتِهِ
Susan (sessiz) köpekten ve durgun akan sudan sakın!
Arkadaşın, sana doğruyu söyleyendir; seni tasdik eden değil.
İnsaf, dinin yarısıdır.
تُعْرَفُ الشَّجَرَةُ مِنْ ثَمَرِهَا
الصِّحَّةُ تَاجٌ عَلَى رُؤُوسِ الأصِحَّاءِ لاَ يَرَاهُ إلاَّ الْمَرْضَى
الإحْسَانُ يَقْطَعُ اللِّسَانَ
Yüksek ses, boş karından çıkar.
سُلْطَانٌ بِلاَ عَدْلٍ كَنَهْرٍ بِلاَ مَاءٍ
الرَّأىُ بِغَيْرِ عِلْمٍ ضَلاَلٌ وَالْعِلْمُ بِغَيْرِعَمَلٍ وَبَالٌ
عَامِلِ النَّاسَ كَمَا تُحِبُّ أنْ يُعَامِلُوكَ
İnsan, (kendisine yapılan) iyiliğin kuludur.
Bu cümleyi aşağıdaki şekilde de ifade edebiliriz.
تَرْكُ الْجَوَابِ عَلَى الْجَاهِلِ جَوَابٌ
( حِيطَانِ kelimesi, حَائِط kelimesinin çoğul şeklidir; “duvar” anlamına gelir. Modomot anlamı; “Hiç şüphesiz duvarların kulakları vardır” şeklindedir. Atasözü olarak bu ifade, “yerin kulağı var” şeklindedir)
الثَّبَاتُ طَرِيقُ النَّجَاحِ
İlmin başı acı, sonu tatlıdır.
Sen kötülüğü terk et ki, o da seni terk etsin.
إنَّ لِلْحِيطَانِ آذَانًا
تَنْتَهِى حُرِّيَّتُكَ حِينَ تَبْدَأ حرِّيَّةُ الآخَرِينَ
Akıllı kişi, diline sahip olandır.
إحْبِسْ لِساَنَكَ لِئَلاَّ يَحْبِسَكَ
Sinirlenmenin başı delilik, sonu da pişmanlıktır.
Bilgisiz tecrübe, tecrübesiz bilgiden daha hayırlıdır.
الْبَعِيدُ عَنِ الْعَيْنِ بَعِيدٌ عَنِ الْبَالِ
رُبَّ بَعِيدٍ أنْفَعُ مِنْ قَرِيبٍ
Akıllının zannı, cahilin yakinen bilmesinden daha iyidir.
Kişinin davranışları, karakterini yansıtır.
Kimsenin olmadığı vadide tilki vali olur إذَا كَانَ الْوَادِى خَالِيًا يَكُونُ الثَّعْلَبُ وَالِيًا
إحْذَرِ الْكَلْبَ الصَّامِتَ وَالْمَاءَ الرَّاكِدَ
Hayâsız kadın, tuzsuz yemek gibidir.
ضَرْبُ اللِّسَانِ أشَدُّ مِنْ طَعْنِ السِّنَانِ
Sebat, başarının yoludur.